DİL KÜLTÜR İLİŞKİSİ VE İRAN^DA TÜRKÇE ÖĞRETİMİNE ETKİSİ

KMÜ Sosyal ve Ekonomı̇ k Araştırmalar Dergı̇ si 16 (Özel Sayı II): 19-28, 2014
ISSN: 2147 - 7833, www.kmu.edu.tr
DĐL-KÜLTÜR ĐLĐŞKĐSĐ VE ĐRAN’DA TÜRKÇE ÖĞRETĐMĐNE ETKĐSĐ
Emrah Boylu
Yunus Emre Enstitüsü Türkçe Okutmanı
Özet
Kültür ve dil kavramlarının birbiriyle sıkı sıkıya ilişkili olduğu bilinmektedir. Dil ve kültür arasındaki bu ilişki, anlam bilimi düzeyinde, o dilin söz
varlığında en belirgin şekilde kendini göstermektedir. Bir dilin söz varlığı, o dili konuşan halkın gelenekleri, inançları ve yaşama bakış ları hakkında genel
bilgiler verir. Bu nedenle bir halkın yaşayışında meydana gelen değişiklikler o halkın konuştuğu dili ve söz varlığını doğrudan etkiler. Bu hususun ışığında
geçmiş yüzyıllarda Türkler ile Farslar arasında doğrudan ve dolaylı iletişim yaşanmıştır. Bu çerçevede Türk kültürüyle Fars kültürünün birbirleriyle olan
münasebetinin sonucu olarak da Farsça ile Türkçe arasında ciddi bir ilişki ve kültür, dil, bilgi alış verişi ortaya çıkmıştır. Öyleki bu ilişki islamiyet öncesi
dönemden günümüze kadar sürmüştür. Bu ilişkinin en etkili olduğu alanlardan biri de dildir. Farsça ile Türkçe arasındaki ilişki sadece kelime alış verişi ile
sınırlı kalmamış aynı zamanda dillerin söz dizimi bile bu ilişkiden etkilenmiştir. Bu çalışmada Đranda yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde, bu ilişkiden
nasıl yararlanabilineceğini, Đran’da Türkçe öğretiminin diğer ülkelere göre farklı yanlarının neler olduğunu, Türk ve Fars kültürünün ortak yönlerinin, yabancı
dil olarak Türkçe öğrenenlerin en çok zorlandığı atasözü ve deyimlerin öğretimini nasıl kolaylaştırdığını, Farsça ve Türkçe arasındaki ortak kelime, deyim ve
atasözlerinin neler olduğunu, farklı kurlarda Türkçe öğrenen Đranlı öğrencilerin bildikleri ve kullandıkları kelime, atasözü ve deyimlerden örneklerle ortaya
koymaya çalıştık.
Anahtar Kelimeler: Dil, Kültür, Đran, Türkçe Öğretimi
ON THE RELATĐON OF LANGUAGE TO CULTURE AND ĐTS EFFECT ON TEACHĐNG
TURKĐSH ĐN PERSĐA
Abstract
It is a well-known fact that language and culture is related. That relationship between language and culture in semantic level can be clearly seen in the
vocabulary of that particular language. The lexicon of a language reflects traditions, beliefs and the perspectives of the society that use this specific language.
Thus changes occur in a society directly effects the language and its lexicon. In the light of that, there has been communication both directly and indirectly
between Persian and Turkish for centuries. As a consequence of the cultural interaction between Turkish and Persian languages, these two languages affected
interculturally. It can be traced back to pre-Islamic period. One of the most striking field whose effects can be felt is language. The relationship between
Turkish and Persian is not limited to lexical borrowing and also syntactic borrowings can be observed. In this stud points that are examined are: how these
relations can be used in teaching Turkish as a second language in Persia and how shared knowledge make learning Turkish proverbs and idioms easier.
Persians student's usage of proverbs and idioms in different level of Turkish language course are also revealed.
Key words: Language, Culture, Teaching Turkish Language
1. Giriş
Dünyada dil öğretimi çok eski tarihlere dayanmaktadır.
Her milletin, her kavmin kendine göre bir anlaşma sisteminin
var olduğu gerçeğinden yola çıkarak dil öğretiminin asırlar
boyunca var olduğunu söyleyebiliriz. Tarihi çok eskilere
dayanan ve dünyanın en büyük dilleri arasında yer alan diller,
bu durumunu ait olduğu milletlere borçludur. Çünkü tarihte
iz bırakan milletler dillerini geliştiren, koruyan ve başka
toplumlara öğreten milletlerdir. Bu bağlamdan hareketle bu
büyük dillerden biri de Türkçedir. Türkçenin yabancı dil
olarak öğretim tarihi ise ilk yazılı kaynak olarak bilinen
Kaşgarlı Mahmud’un yazdığı Divan u Lügati’t-Türk’e
dayanmaktadır. Türkçe bugün ortalama 200 milyon insan
tarafından kullanılmakta ve dünyada en çok kullanılan diller
arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Fakat ülkemizde
yabancı dil olarak Türkçenin öğretimi 1970’li yıllardan
itibaren önem kazanmaya başlamıştır. Türkçenin yabancılar
tarafından öğrenilmek istenmesi ve ülkemizin ekonomik ve
politik ilerlemelerine paralel olarak yurt dışında açılan Türk
liseleri ve üniversitelerde okutulan Türkçe dersleri sayesinde
birçok yabancı, Türkçeyi öğrenme ve tanıma fırsatı
bulmaktadır. Bu gelişmeler ışığında bugün dünyanın birçok
yerinde Türkoloji kürsüleri, Yunus Emre Enstitüleri
açılmakta ve buralarda Türk dili, Türk kültürü öğretilmekte
ve Türkçe dersleri verilmektedir. Bu bağlamdan hareketle
yabancı dil olarak Türkçenin öğretildiği yerlerden biri de
Đrandır. Fakat Đran’da Türkçe öğretimini diğer ülkelere göre
farklı kılan-kolaylaştıran- bir etken vardır. Bu etken ise Türk
kültürü ve Fars kültürü arasındaki ilişki ve buna bağlı olarak
gelişen Türkçe ile Farsça arasındaki dil ve kültür alış
verişidir.
Đslamiyet öncesi dönemde başlayan ve günümüze kadar
devam eden Türkler ile Farslar arasındaki ilişki ortalama
ondört yüzyıllık bir geçmişe sahiptir. Çeşitli sebeplerle Orta
Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türkler ile Farslar arasında
birçok alanda olduğu gibi kültür alanında da yüzyıllar
boyunca etkili bir iletişimin varlığı gözlemlenir. Bu
20
E. Boylu / KMÜ Sosyal ve Ekonomı̇ k Araştırmalar Dergı̇ si 16 (Özel Sayı II): 19-28, 2014
etkileşimin temelinde ise müşterek din ve komşuluk
unsurlarının etkileri bulunmaktadır.
“Tatsız Türk bolmas – Başsız börk bolmas”
Kaşgarlı Mahmud’un 11. yüzyılın son çeyreğinde yazdığı
Divan u Lügati’t -Türk adlı eserinde yer alan bu atasö zü,
Türklerle Đranlıların, Türkçe ile Farsçanın tarihî ilişkisini
göstermek bakımından son derece önemlidir. Türklerle
Đranlıların, tarihin çeşitli dönemlerinde ortak bir coğrafyada
uzun zaman bir arada yaşadıkları, bu birlikteliğin zaman
zaman siyasî çekişmelere ve savaşlara dönüştüğü
bilinmektedir. Bu anlamda, Türk-Đran ilişkilerinin, Đslamiyet
öncesi ve sonrası dönemlerde, başta siyasî, tarih ve coğrafya
olmak üzere din, dil, edebiyat, felsefe, sanat, mimari, bilim
tarihi, halkbilim gibi pek çok bilim alanına konu olabilecek
şekilde günümüze dek kesintisiz olarak sürdüğü söylenebilir.
(ÖRS : 2006).
DĐL- KÜLTÜR ĐLĐŞKĐSĐ
Evren derinlemesine incelendiğinde birbiriyle bağlantısı
olmayan hiçbir şey gösterilemez. Şüphesiz her şey doğrudan
ya da dolaylı olarak birbiriyle ilişki içerisindedir. Kavramlar
arasındaki bu ilişkilerin bazıları kimi zaman hiç
görünmezken, bazıları ise çok derin ve sınırları birbirinden
ayrılamayan bir ilişki içerisindedir. Bu bağlamdan hareketle
bu ilişkilerden biri de dil ve kültür ilişkisidir. Öyle ki dil ve
kültürü birbirinden ayırmak mümkün değildir. Örneğin bir
yerde dilden bahsediliyorsa orada doğrudan ya da dolaylı
olarak kültürden de bahsediliyordur. Günümüze kadar dil,
kültür ve dil-kültür ilişkisi üzerinde çeşitli tanımlar ve
yorumlar yapılmıştır. Bu çerçevede;
‘‘Dil insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabiî bir vasıta,
kendi kanunları içinde yaşayan ve gelişen canlı bir varlık,
millet birleştiren, koruyan ve onun ortak malı olan sosyal bir
müessese, seslerden örülmüş muazzam bir yapı, temeli
bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli antlaşmalar ve
sözleşmeler sistemidir’’ (Ergin 1982:14). Aksan’a göre ise;
(Aksan 1977: 13) Dil, düşünce, duygu ve isteklerin, bir
toplumda ses ve anlam yönünden ortak olan ögeler ve
kurallardan yararlanarak başkalarına aktarılmasını sağlayan
çok yönlü, çok gelişmiş bir dizgedir.
Demirel (2004:2) ise yapılan dil tanımlarının ortak
yönlerini şöyle özetlemiştir:
• Dil, bir sistemdir.
• Dil, seslerden oluşur.
• Dil, bir iletişim aracıdır.
• Dil bir düşünme aracıdır.
• Dil insanların oluşturduğu toplumlarda kullanılır.
“Dil, uzun bir zaman içerisinde ve çeşitli tarih, çoğrafya
ve kültür şartları altında meydana gelmiş; içtimaî yönü ağır
basan tabiî(canlı) bir varlıktır.”(Timurtaş1980:13).
Kültür ise: En genel ve en nesnel tanımı ile kültürün,
insanın yarattıklarının tümü olduğunu belirten Kongar
(2005:19), insanın yarattığı bütün araç ve gereçleri maddî
kültüre; yine insanın bütün anlamları, değerleri, kuralları
manevî kültüre örnek olarak göstermektedir. Kongar’a göre
kültür, doğanın ya da Tanrının yarattıklarına ek olarak,
insanoğlunun yarattıklarının tümüdür. Her türlü araç gereç,
makine, giyim kuşam, inançlar, değerler, tutumlar, kültürü
oluşturan öğelerdir. (Kongar, a.e., s.38)
Kültür sözcüğü, Latince coleri kökünden gelir. Coleri,
bakmak, işlemek demektir. Hayat gibi kültür de bireyleri
birbirine bağlar, onların kendi içlerine kapalı olan bilinçleri
arasında bir köprü kurar. Kültür, kendini kalıtlamaz, aktarır,
geçirtir. Oluşumlarını, değerlerini bireylerin birbirlerine
vermeleri ile kuşaktan kuşağa geçer. Kültürün kalıtlanan
değil de, alınan verilen, geçen bir şey olması, onu edinmek
için öğrenmeyi, dünyasına yükselebilmek için bir kavrama ve
işleme davranışının gösterilmesini gerektirir. (Gökberk
2004:65,66,67).
Sadık Tural ise kültüre yapılan pek çok tanımı ihtiva eden
kapsamlı bir tanım yapar: “Kültür, tarih bakımından
mevcudiyeti kesin olarak bilinen bir toplumun, sosyal
etkileşme yoluyla nesilden nesle aktardığı manevî ve maddî
yaşayış tarzlarının temsil ve tecelli bakımından yüksek
seviyedeki bir bileşiği olan, sebebi ve sonucu açısından ise
ferde ve topluma benlik, kimlik ve kişilik ile mensubiyet
şuuru kazandırma, bütünleşmiş kılma, yaşanan çevreyi ve
şartları kendi hedefleri istikametinde değiştirme arzu ve
iradesi veren değer, norm ve sosyal kontrol unsurlarının
belirlediği bir sistemdir.”(Tural 1992b:109).
Dil ve kültür bir elmanın yarısı gibidir. Bu yüzden bu iki
kavram birbirinden ayrı düşünülemez. Dil, kültürün kuşaktan
kuşağa aktarılmasını sağlayan en önemli araçtır. Bu yüzden
dil kültürün taşıyıcısı konumundadır. Dil olmadan kültürün
var olması, gelişmesi, değişmesi ve geleceğe aktarılması
düşünülemez. Bu bağlamda yapılan tanım ve yorumlara
baktığımızda;
Bazen dildeki bir sözcük bile milletin inançları,
gelenekleri, kişilerin kendi aralarındaki davranış ve ilişkileri,
maddî ve manevî kültürü üzerinde fikir verebilir (Aksan
1977:67).
Her dilde mefhumlar örgüsü bulunduğundan ve her dil
insanlığın bir bölümünün tasarlama biçimini ele aldığından,
kısacası her dil özel bir dünya görüşünün yankısı
olduğundan, yabancı bir dilin öğrenilmesi de insana yeni bir
görüş kazandırır, görüş açılarını çoğaltır (Akarsu 1998:64).
Kültür, insan davranışlarının, bu davranışları etkileyen
düşünce biçimlerinin, inançlarının, törenlerinin, dilinin ve
tüm maddî manevî birikimlerinin oluşturduğu bir bütündür.
Kültür bir milletin hayat tarzıdır. Milletin ortaya koyduğu
kültürün bütün unsurları dilin söz varlığı içinde değer
bulmaktadır. Dil, beden; kültür ise kan ölçüsündedir (Jiangn
2000:328).
Dilin içinde kültürün bütün özellikleri ve tarihi, sosyal
birikimlerin hepsi bulunur (Bölükbaş ve Keskin: 2010).
Dil öğretimi kelime veya dil bilgisi öğretimi değil, aynı
zamanda o dilin içinde geliştiği kültürün de öğretimidir.
Hem yabancı dil öğretiminde hem de Türkçenin yabancı dil
olarak öğretiminde kültür öğretimi, üzerinde önemle durulan
bir konudur. “Dil kültürüyle birlikte öğrenilir” ifadesi
kültürün dilden ayrılamayacağını ve dil öğretimindeki yerini
açıkça ifade eder.
YABANCI DĐL ÖĞRENĐMĐNDE VE
ÖĞRETĐMĐNDE KÜLTÜRÜN YERĐ
Yabancı bir dili öğrenmek demek o dilin dil bilgisini
bilmenin yanında hangi durumlarda dilin hangi yapı ve
sözcüklerinin de kullanılacağını bilmek demek olan
iletişimsel beceriye de sahip olmak demektir. Đletişimsel
beceriyi kazanabilmek ise öğrenilen dilin kültürünü bilmekle
olur. Bu nedenle dil öğrenimi ve öğretiminde kültür kavramı
21
E. Boylu / KMÜ Sosyal ve Ekonomı̇ k Araştırmalar Dergı̇ si 16 (Özel Sayı II): 19-28, 2014
asla unutulmamalıdır. Bu bağlamda yapılan tanımlara
baktığımızda: Sayısız tanımı olan kültür kavramı, yabancı dil
öğretiminde de çok tartışılan, yabancı dil öğretimiyle ilgili
teori, yöntem ve teknikleri etkileyen, yabancı dil eğitiminde
de çağın hızlı akışına uymak için her zaman hesaba katılması
gereken, sürekli değişen ve gelişen bir kavramdır ( Aytekin
2009:3).
Yabancı bir dil öğrenme uğraşı aynı zamanda yabancı bir
kültürü de anlama /tanıma uğraşı demektir. Yabancı dilde
öğrendiği her yeni sözcük, anladığı her yeni tümce,
çözebildiği her yeni metin yabancı dil öğrenen kişinin
bilincinde, o dili konuşan kişilerle, o kişilerin yaşadığı
dünyayla ilgili yeni düşünceler, yeni imgeler oluşmasına
neden olur (Tapan 1990: 55). Pehlivan ise; “Yabancı dil
öğretimi, aynı zamanda kültür öğretimidir. Đnsanlar ait
oldukları toplumun ve o topluma ait kültürün kelime ve
kavramlarıyla kendilerini ifade ederler. Bütün kelime,
kavramların arkasında bir kültür geçmişi vardır. Bu sebeple
öğretilen dilin toplumunun yapısı ve sosyal değerleri dikkate
alınmalıdır.” (Pehlivan 2007:12) demiştir.
Yabancı dil öğretimindeki süreçlerde uygulanan
metodlara baktığımızda karşımıza hep yeni yöntemler
çıkmıştır. Her yeni yöntemin, bir önceki yöntemin eksiklerini
kapatmaya çalıştığını görüyoruz. Bu yüzyılın gözde öğretim
metodu ise globalleşen dünyada sadece kelime veya gramer
öğretiminin yeterli olamayacağını; çünkü bu kelime ve
gramer öğretiminde farklı ülkelerin kültürel farklılıklarından
doğan anlama problemlerini çözmenin de zorunlu olduğunu
savunmaktadır (Çetinkaya 2008:3).
Yabancı bir dil öğrenilirken, yalnızca öğrenilen dilin
dilbisisi kuralları değil, o dilin derin anlamları da öğrenilir.
Bu da hem öğrenilen dili hem de öğrenilen dilin kültürünün
daha kolay öğrenilmesini sağlar. Sonuç olarak, yabancı dil
öğretiminde öğretilen dilin kültürel ögelerine yer vermek,
dilin gramer kurallarının yanı sıra, temel kültürel özelliklerini
de öğrencilere aktarmak hem öğrenilen dili öğrenciler için
daha anlamlı hale getirecek hem de yabancı dil öğrenmenin,
zor, sıkıcı ve uzun zaman alan bir uğraş yerine daha zevkli ve
kısa sürede ögrenilen bir uğraş olarak algılanmasını
kolaylaştıracaktır. Ayrıca, öğrencilerin başka kültürleri
tanıması, dünyada başka yaşam tarzında insanların da
olduğunun farkına varması (özellikle küçük yaşta dil
ögreniminde), öğrenenleri dil ögrenmeye karşı motive ederek
öğrenme hızlarını arttırırken, başka kültürlere sahip insanlar
ile arasında empati kurmasına ve yabancı dil öğrenmeye karşı
olumlu tutum geliştirmesine de yardımcı olacaktır (ER
2006:11).
Yapılan tanımlardan hareketle yabancı dil öğretiminde
kültürün yeri ve önemini net bir şekilde görmekteyiz. Bu
nedenle yabancı dil öğretiminde kültür aktarımı son derece
önemlidir. Yukarıda yabancı dil öğretiminde kültürün yeri
üzerine yapılan tanımlardan hareketle yabancı dil
öğretiminde kültür aktarımı ile;
a) Öğrencilerin ön yargılarını kırmak ve hoşgörü
sahibi birey olmalarını sağlamak,
b) Öğrencilerin toplumlar ve kültürler arasındaki fark
ve benzerlikleri görmesini sağlamak,
c) Öğrenilen dile karşı motivasyonu artırmak,
d) Dil öğrenimini kolaylaştırmak,
e) Karşı kültüre karşı ön yargıyı önlemek,
f) Öğrenenlerin empati becerisini geliştirmek,
g) Kültürler arası diyalog kurmak vb. yetileri
kazandırabiliriz.
Hem yabancı dil öğretiminde hem de Türkçenin yabancı
dil olarak öğretiminde kültür aktarımı, üzerinde önemle
durulan bir konudur. Fakat bu çalışmada diğer çalışmalardan
farklı olarak, kültür aktarımından ziyade, “Yabancı Dil
Olarak Türkçe Öğretiminde Ortak Kültürün Yansımalarından
Nasıl Yararlanılır” sorusunun cevabı Türk ve Fars kültürünün
ortak yönleri dikkate alınarak örneklerle ortaya koyulmaya
çalışılmıştır.
Yukarıda da değindiğimiz gibi Türk ve Fars toplumu
arasındaki ilişki iki ülke veya iki toplum arasındaki basit bir
ilişki değildir. Bugün bu ilişkinin ürünü olarak Türkçede ve
Farsçada –Farsça daha baskın olmakla birlikte- sayısız ölçüde
kelime, kavram, deyim, atasözü vb. söz varlığı
bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Fars toplumunun içerisinde
yaşama fırsatı bulunduğunda Fars kültürünün Türk kültürüne
ne kadar yakın olduğu açıkça görülecektir.
Yabancı dil olarak Türkçe öğretimine baktığımızda
kelime, deyim ve atasözü öğretimi her zaman karşılaşılan
sorunlar olmuştur. Özellikle hangi seviyede hangi kelimelerin
öğretileceği, deyim ve atasözü öğretiminin nasıl öğretilmesi
gerektiği her zaman problem olarak karşımıza çıkmıştır.
Özellikle de toplumların dil ve düşünce sistemlerinin
birbirlerinden farklı olması dil öğretimini iyice
zorlaştırmaktadır. Türkçenin yabancı dil olarak öğretilmesi
alanında kelime, deyim ve atasözü öğretimiyle çeşitli
çalışmalar yapılmıştır (Akpınar: 2010, Apaydın:2007, Aşık:
2007, Dervişoğulları :2008, Duru:2009 , Özcan:2006,
Tanın:2005).
Atasözü ve deyimler, her dilde önemli bir yer tutan ve
duygu ve düşüncelerin en etkili şekilde ifade edilmesinde
vazgeçilmez olan öğelerdendir. Atasözü ve deyimlerin aynı
dili kullanan toplumların tarih boyunca edindikleri bilgi,
birikim ve tecrübe sonucu olarak ortaya çıktığını
söyleyebiliriz. Öte yandan, aynı ya da birbirine yakın kültür
havzalarında yaşayan fakat farklı dilleri kullanan toplumların
kendi dillerinde kullandıkları atasözleri ve deyimlerin de
birbirine yakınlıklarının hemen dikkati çektiğinin de diller
açısından bir gerçek olduğunu kabul etmeliyiz. Bu bağlamda,
farklı dilleri konuşan iki ya da daha fazla toplumun ortak
yönlerini araştırmada atasözleri ve deyimler, söz kalıpları ve
ortak kelimeler işimizi kolaylaştırıcı ögeler olarak karşımıza
çıkmaktadır. Bu ögelerin yabancı dil öğretiminde
kullanılması ise şüphesiz dil öğretimini daha başarılı hale
getirecektir.
Temel söz varlığını belirlerken öncelikle, organ ve
akrabalık adlarının, sayıların, günlük hayatta sıkça kullanılan
isim ve fiiller ile onlarla ilişkisi olan kelimelerin, sıkça
kullanılan deyimler, atasözleri ve iletişimde önemli bir yeri
olan kalıplaşmış sözlerin ele alınması gerekmektedir (Barın
2003). “Ana dili ve yabancı dil öğretiminde, öğretilecek dilin
en sık geçen, en gerekli sözcüklerinin saptanması, bu
öğretimden alınacak sonucun başarılı olup olmamasında rol
oynamakta, öğrenen kişiye en gerekli sözcüklerin
belirlenmesi konusunda, özellikle sıklık sayımlarına dayanan
çalışmalar yapılmaktadır” (Aksan, 1990, s.19 ).
Barın ve Aksan’ın bu ifadeleri konumuzun önemini
açıkça ortaya koymaktadır. Yaptığımız bu çalışmada Đran’da
Türkçe öğretiminde temel olarak öğretilmesi –farkındalık
oluşturulması- gereken kelime, deyim ve atasözlerinin neler
22
E. Boylu / KMÜ Sosyal ve Ekonomı̇ k Araştırmalar Dergı̇ si 16 (Özel Sayı II): 19-28, 2014
olduğunu öğrencilerin bizzat kullandığı örneklerle ortaya
koyacağız.
Aktif Olarak Kullanılan Ortak Kelimeler
Aeleعائلـــه Aile
Akrep عقــربAghrab
Amatör آمــاتورAmator
Ampul آمپــولAmpul
Ananas آنانـــاسAnanas
Apartman آپارتمــــانAparteman
Araba ارابــهArabeh
Arsa عر صهArseh
Aşk عشــقEshgh
Ateş آتـــشAtash
Ayna ينـــهآAyeneh
Babaبابـــــا Baba
Bacanak باجنــــاقBajenagh
Bağ بــاغBagh
Bahar بھــارBahar
Bahçe باغچــهBaghcheh
Bakkal بقــــالBaghal
Baklava بـــــاقلواBaghlava
Balkon بـــــالکنBalkon
Banka بانـــکBank
Ben منMan
Benzin يــنبــــنزBenzin
Bilet يــطبــلBelit
Boncuk منجـوقMonjugh
Bufehبوفـــــه Büfe
Bülbül بلبــــــلBolbol
Bulüz بلــــوزBoluz
Bulvar بلــــوارBolvar
Cam جامJam
Çare چارهChareh
Çay یچاChay
Çene چانـهChaneh
Cennet جنــتJanet
Cevap جوابJavab
Ciddi یجدJeddi
CiğerجگــرJegar
Cilt جلــدJeld
Cinsiyet يــتجنــسJensiyat
Çoban وپــانچChoban
Coğrafya يــاج غرافJoghrafiya
Çorap جورابJorab
Cuma جمعهJomeh
Cümle جم لهJomleh
Dakika يقـــهدقDaghigheh
damat دامادDamad
Dava دعواDava
Dayı يــیداDayı
Defter دفـــــترDaftar
Derman درمانDarman
Ders درسDars
Derviş يــشدروDarvish
Devlet دولــتDolat
Dikkat دقــتDeghat
Doktor دکـــــترDoctor
Dost دوســتDust
Düşman دمنـشDoshman
Dünya يــادنDonya
Duvar يــواردDivar
Edebiyat يــاتادبAdabiyat
Elbise البســـــهElbaseh
Emlak کI امAmlak
Eşya يــاءاشAshya
Fakir يــرفـــقFaghir
Fakat فقــــطFaghat
Fark فـــرقFargh
Fikir فکــــرFekr
Fil يــلفFil
Fincan فنجــــانFenjan
Fındık فنــــدقFandogh
Fırça فرچــهFercheh
Fizik يزيــــکفFizik
Haber خـــبرKhaber
Hafif يــفخفKhafif
Hafta ھفتــــهHafteh
Halı یقــالGhali
Hamam حمامHamam
Hane خانـهKhaneh
Hapis(zindan) زنــدان/ حبـــسHaps/ zendan
Haram حرامHaram
Harf حرفHarf
Hassas حســاسHassas
Hasret حســرتHasrat
Hava ھواHava
Havuç يــجھوHavij
Hayat يــاتحHayat
Hayel يــالخKhiyal
Hayvan يــوانحHeyvan
Hazır حاضـرHazer
Hedef ھدفHadaf
Hediye يــهھدHediye
Helva حلــواHalva
Henüz ھنوزHanuz
Her zaman زمان ھرHar zaman
Herkes ھـرکسHer kas
Her ھرHar
Hikaye يــتحکــاHekayet
Hoş خوشKhosh
Hucum ھجومHujum
Hudut حدودHudud
Hukuk حقــوقHoghogh
Hüküm حکــمHokm
Hükümet حکمــتHokumat
Hüner ھنرHonar
Hüzün حزنHozn
Ibret عـــبرتEbrat
Idam اعدامEdam
Ifade افـــادهEfadeh
Ihanet يانـــتخKhiyanat
Ihbar اخبـــارAkhbar
Ihtar اخطارEkhtar
Ihanet يانـــتخKhiyanat
Ihtimal احتمــالEhtemal
ihtiyaç يــاجاحتEhtiyaj
Iklim يــماقــلEghlim
Ilan نI اعElan
Imkan امکـانEmkan
Imza ام ضاءEmza
Inat عنــادEnad
Incir يــرانــجAnjir
23
E. Boylu / KMÜ Sosyal ve Ekonomı̇ k Araştırmalar Dergı̇ si 16 (Özel Sayı II): 19-28, 2014
Intikam انتقـــــامEntegham
isabet اثبـــــاتEsbat
Işaret اشــارهEsharet
Isim اســمEsm
Israf اصـرافEsraf
Estasnaاســــــــتثناء Istisna
Itibar اعتبـــــارEtebar
Izdivaç ازدواجEzdavaj
Izin اذنEzn
Jandarma ژانــدارمJandarm
Kabul قبــــولGhabul
Kadar قــدرGhadr
Kafes قفــــسGhafas
Kağıt کاغــذKaghaz
Kahve قھـوهGhahveh
Kalıp قالـــبGhaleb
Kalp قلـــبGhalb
Kanarya یقنـــارGhanari
Kanape کاناپـــــهKanapeh
Kanguru کـــــانگوروKangoro
Kart کــارتKart
Kasaba قصـــــبهGhasabeh
Kasap قصـــابGhasab
Kebap کبــــابKabab
Kefil يــلکــفKafil
Kelime کلمـــهKalameh
Kenar کنـــارKenar
Keşif کشــــفKashf
Kilise يســــاکــلKilisa
Kilit يــدکــلKelid
Kiloيلــــوک Kilo
Kırmızı قـرمزGhermez
Kitap کتــــابKetab
Kivi يــویکKivi
KuftehکوفتـــــــهKöfte
Kupon کـــــوپنKopon
Kütüphane کتابخانــــــــهKetabkhaneh
Lale لــهb Laleh
Lamba مپb Lamp
Limon يمــولLimoo
Liste يســــتلList
Mağaza مغازهMaghazeh
Mahalle مغازهMahaleh
Mahkeme محکمهMahkameh
Makale مقالــهMaghaleh
Mangal منقـــلManghal
Manken مـــانکنMankan
Maymun يمــونمMeymun
Mazlum مظلـومMazlum
Mecbur مجبــورMejbur
Melek ملکMalak
Merasim مراسـمMerasem
Merkez مــرکزMarkaz
Meşhur مشھورMashhur
Metin يــنمتMatin
Meydan يــدانمMeydan
Meyve يــوهمMive
Mezar مزارMazar
Meze مزهMazeh
Mezhep مذھبMazhap
Mide معدهMedeh
Mıknatıs يــسمغنــاطMeghnatis
Miktar مقـدارMeghdar
Millet ملـتMellat
Mimar معمارMemar
Mıntıka منطقــهMantegheh
Misafir مســــافرMosafer
Mısra مصـرعMesra
Mobilya مبلمـــانMobleman
Motor موتــورMotor
Muamele معاملـهMoameleh
Mucize معجزهMojezeh
Müddet مدتModdet
Müdür يــرمدModir
Muhasebe محاســـبهMohasebeh
Muhtaç محتــاجMohtaj
Mühür مھرMohr
Mukayese يســـهمقـاMoghayeseh
Mümkün مم کنMumken
Müşavir مشـاورMoshaver
Müşteri یمشــــترMoshtari
Müze موزهMuzeh
Müzik يــکموزMuzik
Muz موزMoz
Nadir نـادرNader
Nakit نقـــدNaghd
Naz نـازNaz
Nefret
نفــــرت Nar
انـارNefrat
Anar
Nehir ن ھرNahr
Netice يجــهنــتNatijeh
Nikah نکـــاحNekah
Nohut نخــودNokhod
Nokta نقطـــهNoghteh
Nüfus نفــــوسNufus
Numara نمـرهNomreh
Numune نمونــهNemuneh
Oda اتــاقOtagh
Okyanus يـــانوساقOghiyanus
Ördek اردکOrdak
Örf عرفOrf
Otel ھتــلHotel
Otöbüs اتوبـــــوسOtobus
Uاو O
Padişah پادشــــاهPadeshah
Park پــارکPark
Pazar بــازارBazar
Pencere پنجــــرهPanjereh
PerdeپـــردهPardeh
Perşembe پنجشـــــــــنبهPenjshanbeh
Personel پرســـــنلPersonel
Peynir يــرپــنPanir
Pirinç بــــرنجBerenj
Pişman يمــانپــشPashiman
Portakal پرتقــــــالPortoghal
Postane پســـــــتخانهPostkhaneh
Posta پســــتPost
Radio يــورادRadiyo
Rahat راحتRahat
Renk ر نگRang
Rivayet يــترواRevayat
Riyakar ياکــــاررRiyakar
24
E. Boylu / KMÜ Sosyal ve Ekonomı̇ k Araştırmalar Dergı̇ si 16 (Özel Sayı II): 19-28, 2014
Rüya يــاروRoya
Saat ســاعتSaat
Sabah صــــبحSobh
Sade ســادهSadeh
Sahil ســاحلSahel
Şahin يــنشـاهShahin
Sahip صــاحبSaheb
Şair شــاعرShaer
Salon ســـالنSalun
Sanat صــــنعتSanat
Sandalye یصـــندلSandali
Şans شـــانسShans
Şarap شــرابSharab
Saray ســراSara
Şart شــرطShart
Sayfa صــــفحهSafheh
Sebze یســــبزSabzi
Şehir شھرShahr
Şehit يــد شهShahid
Selam شـــکرSalam
Sıfır صــــفتSefr
Şeker شـــکرShekar
Sıfat صــــفرSefat
Sıgara يگـــارسSigar
Şiir شــعرSher
Şık يــکشShik
Şikayet يــتشـــکاShekayat
Şirin يــــرينشShirin
Sincap ســـنجابSanjab
Sipariş
ســــفارش Şirket
Sefareshشــــرکت
Sherkat
Siyah يــاهسSiyah
Şöför شــــوفرShofer
Sohbet صــــحبتSohbat
Tabanca تپانچــــــهTabancheh
Tabiat يعـــتطبTabiat
Tabip يــبطبTabib
Tabloتــــــابلو Tablo
Tahta تختـــــهTakhteh
Takvim يــمتقــــوTaghvim
Tamirkarيرکــــارتعـــم Tamirci
Tane دانـهDaneh
Tarih يــختــارTarikh
Tatilيــلتعـــط Tatil
Taze تــازهTazeh
Tecrübe تجربـــــهTojrobeh
Teknik يــکتکــــنTeknik
Telafi فI یتـــTalafi
TelaşشI تـــTalash
Telefon تلفـــــــنTelefon
Tembel تنبــــــلTanbal
Temiz يــزتــمTamiz
Terazi تــرازوTarazu
Tercih يــحتــرجTarjih
Tertip يــبتــرتTartib
Tesbih يــحتســــبTasbih
Teşekkür تشـــــکرTashakor
Timsah تمســــاحTemsah
Tupتـــوپ Top
Tüccar تـــاجرTajer
Tur تــورTur
Turistيســــتتــور Turist
Ustaاســــتا Usta
Utuاتـــو Ütü
Vatan وطنVatan
Yavaş يــواشYavash
Zalim ظــالمZalem
Zaman زمانZaman
Zayıf يــفضــعZayif
Zehir زھرZahr
Zeytin يتــــونزZeytun
Zincir يــرزنــجZanjir
Zürafa زرافــهZarafeh
Aktif Olarak Kullanılan Ortak Deyimler
شــدن عاشــق Abayı yakmak
گفتـــــــن پـــ Iو پــرتAbuk sabuk konuşmak
Acısını çıkarmak درآوردن عزا از دل
يــدنکــش يــرونب یکــس زبــون از حرف Ağız aramak
Ağzı açık kalmak مانـدن يــرانح
نــدارد زبــان دارددھان Ağzı var dili yok
شــدن عاشــق Abayı yakmak
گفتـــــــن پـــ Iو پــرتAbuk sabuk konuşmak
Acısını çıkarmak درآوردن عزا از دل
يــدنکــش يــرونب یکــس زبــون از حرف Ağız aramak
Ağzı açık kalmak مانـدن يــرانح
نــدارد زبــان دارددھان Ağzı var dili yok
افتـــــادن مردم زبــان ســر بــر Ağızlara sakız olmak
افتـــــادن آب یکــسدھان*Ağzı sulandı
یکــس نفـــــع بــه و قشــــنگ Ağzından bal damlıyor
کــردن صــــحبت
Ağzından çıkanı kulağı duymamak را دھان حرف
يــدننفھــــم
Ağzından kaçırmak يــدنپــر دھن از
Ağzından yel alsın نکنــــه خدا
کــردن عقــل Akıl etmek
نمانـــدن یکــس منـت بــار يــرز Altında kalmamak
آمدن بــر یکــار پــس از Altından kalkmak
Arkadan konuşmak کــردن يبــــتغ
نشـــدن خم یکــس کمــر Sırtı yere gelmemek
Aslan yürekli دل يــرش
Aval aval bakmak مانـدن واج وھاج
Ayağı uğurlu قــدم خوش
Ayağına gelmek
امدن يــشپــا بــه
Ayağına gitmek بــه
رفتـــــن يــشپــا
يســــــتادها خودش یپاھـا یرو Kendi ayakları üstünde durmak
روز ھر کــه یکــس Ayran gönüllü
يشـــهم وفـــارغ عاشــق
Bağrına taş basmak کــردن یخودخور
بخـــت يــاهسBahtı kara
رفتـــــن خـــبر یب Basıp gitmek
مانـدن تنھـــا ھم بــا Baş başa kalmak
يانکـــــارعص Baş kaldırmak
Başa bela olmak Iشــدن جون یبـــ
انــــداختن دردســر در را خود Başına iş açmak
کــردن بــاز ســر از Başından atmak
Başından büyük işlere girişmekدھان از تــر گنــــده لقمــه
شــــتنبــردا
25
E. Boylu / KMÜ Sosyal ve Ekonomı̇ k Araştırmalar Dergı̇ si 16 (Özel Sayı II): 19-28, 2014
کــردن بــاز ســر از Başından savmak
کــردن اعتمــاد یکــس بــهBel bağlamak
Beş parasız kalmak شــدن پــول یب
شــده ســــبز تــازه يــشھا يــلســب Bıyığı terlemek
يــدنخنــد لــب يــرز Bıyık altından gülmek
اســت گــور لــب يــشپــا يــک Bir ayağı çukurda olmak
شــدن اســــتخوان و پوســــت Bir deri bir kemik kalmak
Bir elmanın iki yarısı يــبس يــک يمـهن دو
کــردن رابطــه قطــع Bir köşeye çekilmek
زدن نشـــون دو يــرت يــه بــا Bir taşla iki kuş vurmak
Boş boğazlık yapmak زدن حرف موقــع یب
شــدن يــالخ یب Boş vermek
بـــودن منتظــــر یا لک Boşuna beklemek
Burnunda tütmek شــدن تنـــگ دل
شــدن آش ھر نخــود Burnunu sokmak
Bugün varız yarın yokuz فـــردا يــمھست امروز
يســــــــتيمن
برداشــــــتندھان از بزرگـــــــتر لقمــه Büyük konuşma
Can ciğer kuzu sarması ینشـــدن جدا يــار دو
Can düşmanı جان دشـمن
بـــودن گــوش ســــراپا Can kulağıyla dinlemek
Can vermek دادن جان
ھمدم ، دوســت Can yoldaşı
شــدن ســر بــه جان Canı çıkmak
شــدن يــرد لگCanı sıkılmak
زدن رو يــاتح يــدق Canından bezmek
گـــــــرفتن دنــدون بــه رو جون Canını dişine takmak
درآوردن را یکــس پــدر Canını yakmak
وجود تمــام بــا Canla başla
شــدن ســوز جگــر Ciğeri yanmak
شــدن زده جن Cin çarpmak
کــردن یولخــرج Çarçur etmek
Çarşamba pazarı شــام بــازار
Çeki düzen vermek دادن سامان و ســر
يــاوردندرن يــکج Çıt çıkarmamak
Çiçeği burnunda کــار تــازه
Çocukluk etmek کــردن یبچــگ
درآوردن کفـــــر Damarına basmak
افتـــــادن یســخت بــه Dara düşmek
زدن زبــان زخم Dil yarası
افتـــــادن حرف بــه: شــد بــاز زبــــانش Dili açılmak
چرخد ینــم زبــــانش Dili varmamak
بـــودن زبــان نــوک Dilin ucunda
آورد در مو زبــــانم Dilinde tüy bitmek
گذاشــــــتن جگــر رو دنــدونDişini sıkmak
شــدن يــمتســــل: درآمدن زانــو بــه * Diz çökmek
قصـــور بــدون )يســــتب( Dört dörtlük
Dört duvar arasında kalmak شــدن تنھـــا
بـــودن منتظــــر صـــــبرانه یب Dört gözle beklemek
Dut yemiş bülbüle dönmek خورده موش و زبــــونش
Dünya başına yıkılmak شــدن بـــــدبخت
) یخوشــحال از ( شــدن یکــس مال يــادن Dünyalar onun olmak
آسـمان ، نشـــده آخر کــه يــاددن Dünyanın sonu değil ya
يــانــم يــنزم بــه کــه
اومده ســر عجلــش Eceli gelmek
اوردن دســت بــه شــب نـان Ekmeğini kazanmak
El ele vermek
دادن ھم دســت بــه دســت
بــاز دل و دســت Eli açık
گشــــــتن بــر یخال دســت Eli boş dönmek
دســت ســـبک Eli hafif
يايــــدن یکــار بــه یکــس یپــا و دســتEli varmamak
يامــدنبــرن یکــار دســت از Elinden birşey gelmemek
Elini kolunu sallaya sallaya gezmek ، گشــــــتن ول
گشــــــتن راســت راســت
خانـه ســــتون Evin direği
شــده غرق يــشھا یکشــــت Gemileri batmak
شــدن بــر روده خنــده از Gülmekten ölmek
کــردن یگــذران خوش Gönül eğlendirmek
انــــداختن نگـــاه يــک Göz atmak
Göz kulak olmak
بـــودن مواظب ، بــودن مراقـب
انــــداختن نگـــاه يــه ، کــردن یبــررس Gözden geçirmek
يــرناپــــذ يــریس Gözü aç
Gözü arkada kalmak
بـــودن نگـــران
شــدن يــرس دل و چشــمGözü doymak
خود بــه رو یکــس ينـــاناطم و محبــت Gözüne girmek
کــردن جلــب
گـــــــرفتن چشــمزھره یکــس از Gözünü korkutmak
Haddini bilmek از را پــا
نذاشـــت يــرونب خود حد
Hayatı birine zindan etmek یسک کــام بــه را یزنــدگ
کــردن تلــــخ
کــردن يــرس ھا آسـمان در Havalara uçmak
يــدنخواب تخـــت ، راحت يــالخ بــا Huzur içinde uyumak
بـــودن يکــــی بــاطن و ظاھر Đçi dışı bir olmak
شــدن راحت یکــس يــالخ Đçi rahat etmek
Đçi sızlamak
شــدن کبــــاب یکــس جگــر
کــردن دســــــتپاچه را یکــس Đki ayağını bir pabuca sokmak
Đki yolun arasında kalmak مانـدن یراه دو ســر بــر
گذشــــــتن کــار از کــار Đş işten geçmek
خوردن را یکــس مخ Kafa ütülemek
Kafa yormak
کــردن فکــــر يلــــیخ
Kafayı bulmak شــدن مسـت
شــدن يوانـــهد Kafayı yemek
کــردن جگــر خون Kan kusturmak
کنــــد ینــم خـــبر حادثــه Kaza geliyorum demez
زدن ھم بــه چشــم يــه یتــو Kaşla göz arasında
Keçileri kaçırmak شــدن يوانـــهد
بـــودن گربــــه و سگ مثــل Kedi köpek gibiler
متشـــــکر خود از ، یراض خود از Kendini beğenmiş
Kulağı çınlamak زدن ز نگ گــوش
يــدنشــن ناخواســـــته Kulak misafiri olmak
آورد یم حرف: حرف Laf lafı açar
Lafı dolandırmak کــردن عوض را حرف
Leb demeden leblebiyi anlamak (من ،نگفتـــــــه )ف
فـــرحزاد رفتـــــم
زدن چھره بــر نقـــاب Maske takmak
Meraktan çıldırmak مردن ینگـــران از
شــدن یکــس دامن بــه دســت Ocağına düşmek
Ne pahasına olursa olsun بــاد بــادا چه ھر
ھنر يــک انگشـــــــتش ھر از On parmagında on marifet
يختـــــنر
Ortalığı birbirine katmak ھم جون بــه را يگــــراند
انــــداختن
يــدنجنـگ جون یپــا تــا Ölmek var dönmek yok
Ömür törpüsüروح سوھان
Pişmiş aşa tuz katmak شــدن آش ھر نخــود
ینــم چاه یتــو تــو طنــاب بــا Senin ipinle kuyuya inilmez
روم
شــدن یبــاج يجـــیج Sıkı fıkı olmak
26
E. Boylu / KMÜ Sosyal ve Ekonomı̇ k Araştırmalar Dergı̇ si 16 (Özel Sayı II): 19-28, 2014
دادن ھم دســت در دســت ، بــودن ھم کنـــار Sırt sırta vermek
بــردن کرمــان بــه يــرهز Tereciye tere satılmaz
شــدن بلنـــــد چپ دنــده از Tersinden kalkmak
يختـــــنر تمســــاح ا شک Timsah gözyaşları dökmek
Tüyleri diken diken olmak شــدن راســت تــن بــر مو
گذشــــــتن يــرخ بــه Ucuz atlatmak
یکــس حد از يــشب Üstüne titremek
بـــودن مــواظبش و داشــــتن دوســت رو
Vakıt nakittir ســت وقــتIط
Yarı yolda bırakmak راه يمـهن يــقرف
Yüzünü kara çıkartmamak نکـــردن يــاهس رو
ناراحتــــه يلــــیخ کــه یکــس Yüzünden düşen bin parça
Yan gözle bakmak
کــردن نگـــاه چپ چپ
آمدن در خود جلــد از Zıvanadan çıkmak
Elini sıcak sudan soğuk suya sokmamakو يــاهس بــه دســت
نــزدن يــدســف
یم دنبالـــــت آســمانھا تــو Gökte ararken yerde bulmak
کــردم يــداپ يــنزم رو ، گشــــــتم
Hangi köyde kurt öldü (güneş nereden doğdu آفتـــــاب
درآمده طرف کــدام از
يرســـهنــم ھم مورچه بــه آزارش Karıncayı bile incitmez
درســت را يــشابــرو رفـــت Kaş yaparken göz çıkarmak
کــرد کــور ھم را چشـمش کنــــد
Sanki yer açıldı da yerin dibine girdi دھن يــنزم انگـــار
تـــوش رفتـــــه و کــرده بــاز
Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak بــه آمدن در چالـه از
افتـــــادن چاه
Yere bakan yürek yakan فلفـــــــل
يــزهت چه يــنبــب بشـــــکن ، يــزهر چه يــننــب
Aktif Olarak Kullanılan Ortak Atasözler
اســت يطــانش کــار عجلـه Acele işe şeytan karışır
بــه يســــتن ســن بــه یبــزرگ Akıl yaşta değil baştadır
اســت عقــل
Akıllı düşman akılsız dosttan iyidir اســت بــه دانـا دشـمن
نــادان دوســت از
بـــــرفش يــشب بــامش کــه ھر Allah dağına göre kar verir
يشــــــترب
Allah sağ gözü sol göze muhtaç etmesin و دوســت محتــاج خدا
نکنــــه دشـــمنت
يــربــگ دخترشــــو کــن نگـــاه مادرش بــه Anasına bak kızını al
Ateş olmayan yerden duman çıkmaz نباشـــــد تــا
يزھـاچ ينــــدنگـــو مردم يــــزکیچ
يختــــهر يــنزم یرو کــه یآب Atılan ok geri dönmez
يگــــردهنــم بــر کــوزه بــه شــده
دراز يمــتگــل انــدازه بــه پـــــاتو Ayağını yorganına göre uzat
کــن
تــا در چون یگــو يــدهگــز و یگــو کــم Az konuş öz konuş
پـــر شــود تــو کــم ازجھان
Bilmemek ayıp değil sormamak ayıp يــبع ندانســـــــتن
اســت يــبع يــدننــــپرس ، يســــتن
Bir elin nesi var iki elin sesi var صــدا دســت يــک
نــدارد
شـه ینــم بھــار گــل يــک بــا Bir gülle bahar olmaz
Bugünkü tavuk yarınki kazdan iyidir يلــــیس
يــهنــس یحلــوا از بــه نقـــد
Bugünün işini yarına bırakma فـــردا بــه را امروز کــار
يفکــــــنم
Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur بــه کــوه
رس یم انســـان بــه سـانان رسـه ینــم کــوه
گــردد جمع قطــره قطــره Damlaya damlaya göl olur
شــود يــادر یوانگـــه
Davulun sesi uzaktan hoş gelir خوشــــتر دور از دھل یصـدا
اســت
معلــوم ھا یســخت زمان دوســت Dost kara günde belli olur
يشـــهم
Gözden uzak olan gönülden de uzak olur دل از
برفـــــت يــدهد از انکـــه ھر بــرود
يــادم ســرت نخنـــد يگــــراند بــه Gülme komşuna gelir başına
ياســــودن ھـرگز حســود Hased eden mahrum kalır
گــاز کنـــه واق واق کــه ی سگ Havlayan köpek ısırmaz
يــرهگ ینــم
بـــرد یم بــاد را آورده بــاد Haydan gelen huya gider
Hediye edilen atın dişine bakılmaz کــش يــشپ اســب
شـــمرند ینــم دندوناشــــو رو
ینــم ھندوانــه دو دســت يــه بــا Iki karpuz bir koltuğa sığmaz
برداشــــت تــوان
يســــتن يــرتـــدب را کــرده خود Kendi düşen ağlamaz
زدن اتـــش را یکــس یمو Đti an çomağı hazır
Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır زه یکــن صــــبر گــر
یسـاز حلــوا غوره
Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır از را ما خوش زبــان
آرد یم يــرونب اش bنــه
Terzi kendi söküğünü dikemez کــوزه
خورد یم آب شکســــــته کــوزه از گــر
نــدارد خـــبر يــادهپ از ســواره Tok açın halinden anlamaz
Üzüm üzüme baka baka kararır کــردن اثـــر يــــنیھمنش
Yüz verme arsız olur, çok verme hırsız olur نــده رو
يشـــهم دزد نــده کــم يشـــهم پــررو
SONUÇ VE TARTIŞMA
Yabancı dil öğrenimi, hem öğrenen hem de öğreten
açısından kolay bir süreç değildir. Bu süreç içerisinde
öğrenen ve öğreten çeşitli zorluklarla karşılaşır. Bu
zorlukların başında ise kelime, deyim ve atasözü öğrenimi ve
öğretimi gelir. Türkçenin yabancılara öğretiminde temel söz
varlığının belirlenmemesi, hangi seviyede hangi kelimelerin
öğretileceği ile ilgili ciddi problemler ortaya çıkarmaktadır.
Bu problemleri en aza indirmek için ise çok hızlı bir şekilde
Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde temel söz varlığı
belirlenmelidir. Barın’ın da ifade ettiği gibi (Barın 203: 311-
317) Yabancı dil olarak Türkçenin öğretiminde, hedef
kitleye temel düzeyde kaç kelime verilebilir ya da
verilmelidir? Bunları belirlerken ölçütlerimiz ne veya neler
olmalıdır? Bütün bu soruların cevapsız kalmaması ve temel
söz varlığının belirlenmesine yönelik çalışmaların, dil
öğretiminde bir işlevinin olabilmesi için öncelikle Türkçenin
hedef kitleye ne derece öğretileceğinin iyi belirlenmesi
gerekir. Bu belirlemeler için de ihtiyaç analizi (need
analysis) yapılmalıdır. Bu bağlamdan hareketle çalışmamızda
Đran!da Türkçe öğretiminde ilk olarak öğretilmesi -
farkındalık oluşturulması- gereken Türkçe ve Farsça arasında
aktif olarak kullanılan kelimeleri belirledik. Belirlenen ortak
kelimeler incelendiğinde küçük ses değişimleri dışında
herhangi bir farkın bulunmadığı görülmüştür. Çalışmada elde
edilen yaklaşık 380 ortak kelimenin Farslara Türkçe
öğretiminde bilinmesi ve kelime öğretiminde bu ortaklıktan
27
E. Boylu / KMÜ Sosyal ve Ekonomı̇ k Araştırmalar Dergı̇ si 16 (Özel Sayı II): 19-28, 2014
haberdar olunması hem öğreticinin hem de öğrenenin işini
kolaylaştıracaktır.
Yabancılara Türkçe öğretiminde belki de öğretilmesi en
zor konulardan biri deyimlerdir. Çünkü deyimlerin içlerinde
mecaz, teşbih, istiare, kinaye, iğneleme gibi ana dili olan
insanların dahi bazen anlamakta zorlanabileceği söz sanatları
veya anlamlar gizlidir. Anlatılmak istenen durum farklı
dillerde değişik söyleyiş biçimleri veya deyimlerle ifade
edilmektedir. Bunda etkili olan şey, dillerin dayandığı ve
beslendiği kültürlerin, kültürleri oluşturan dinamiklerin,
tarihin, dinin, yaşamın ve dünyayı algılayıştaki bakış açısının
farklı olmasıdır.(Barın 2004: 22-26)
Yabancılara Türkçe öğretiminde deyim ve atasözlerinin
öğretimi her zaman sorun olarak karşımıza çıkmıştır. Bu
sorunun temelinde ise Barın’ın da belirttiği gibi dillerin
dayandığı ve beslendiği kültürlerin farklı olması vardır. Fakat
Farslara Türkçe öğretiminde bu durum farklılaşmaktadır.
Türk ve Fars toplumunun tarihin en eski dönemlerinden
günümüze kadar devam eden ilişkisine baktığımızda
karşımıza ciddi bir kültür müşterekliğinin çıktığını görürüz.
Öyle ki Türkçenin diğer diller ile ilişkisine baktığımızda
Farsça ile olan ilişkisinin daha ağır bastığını söyleyebiliriz.
Çünkü Türkler ile Farslar arasında yüzyıllardır devam eden
ilişkiler çok ilerilere gitmiş ve birbirini her alanda çok
etkilemiştir. Bu alanlardan biri de dildir. Bu müşterek
kültürün en önemli ispatı ise kullanılan deyim ve
atasözleridir. Yapılan çalışmada elde edilen deyim ve
atasözleri bu etkileşimi açıkça ortaya koymaktadır. Bunun
için Farslara Türkçe öğretiminde ilk olarak ortak kültürün
ürünü olan ortak deyim ve atasözlerinin öğretilmesi -
farkındalık oluşturulması- dil öğretiminin daha etkili
olmasını sağlayacaktır. Yukarıda tespit edilen deyim ve
atasözleri her iki dilde de aynı bağlamda kullanılmaları
bakımından son derece önemlidir. Bu yüzden Fars
öğrencilere atasözü ve deyim öğretimi sesletim farklılığı
olmasına rağmen oldukça kolaylaşmaktadır.
Farslara Türkçe öğretiminde temel olarak ortak kültürden
yararlanmak dil öğretimini daha başarılı kılacaktır.
Öğrencilere iki kültür ve dil arasındaki ortaklığın
hissettirilmesi ve bu ortaklığın somut göstergesi olan kelime,
deyim ve atasözlerinin Türkçe öğretiminde ön planda
tutulması onların motivasyonunu artırmakla birlikte Türkçeye
ve Türk kültürüne karşı ön yargıları da en aza indirecektir. Bu
bağlamdan hareketle Đran’da Türkçe öğretiminde temel
olarak ortak kültür ve bu ortaklığın dildeki yansımaları iyi
belirlenmeli ve Türkçe öğretiminde bu ortaklıklardan en iyi
şekilde yararlanılmalıdır. Türkçenin diğer dillerle ilişkisi göz
önünde bulundurularak yapılacak bu tür ortak kelime, deyim
ve atasözlerinin tespiti vb. çalışmalar Türkçenin öğretimini
daha başarılı kılacak ve aynı zamanda Türkçenin yabancı dil
olarak öğretiminde temel söz varlığının oluşturulmasına
önemli katkı sağlayacaktır.
KAYNAKÇA
Akarsu, Bedia (1998), Dil-Kültür Bağlantısı, Đstanbul:
Đnkılap Yayınları.
Akpınar, Meriç (2010), Deyim Ve Atasözlerinin
Yabancılara Türkçe Öğretiminde Kullanımı Üzerine Bir
Araştırma. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Gazi
Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü
Aksan, Doğan (1996), Türkçenin Sözvarlığı, s.ll, Ankara:
Engin Yayınları.
Aksan, Doğan (1977), Her Yönüyle Dil: Ana Çizgileriyle
Dilbilim I, Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları
Apaydın, Didem ( 2007), Türkçenin Yabancı Dil Olarak
Öğretiminde Sözcük Öğretimi Üzerine Bir Yöntem
Denemesi. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Aşık, Ufuk(2007), Yabancılar Đçin Temel Türkçe Sözlük
Varlığının Oluşturulması. Yayımlanmamış Yüksek Lisans
Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü
Aytekin Özkan, Pınar (2009), Yabancı Dil Olarak Türkçe
Derslerinde Kültürlerarası Đletişim Yetisi Kazandırma Amaçlı
Karikatür Kullanımı. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi,
Đstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Barın, Erol(2003), “Yabancılara Türkçenin Öğretiminde
Temel Söz Varlığının Önemi.” Türklük Bilimi Araştırmaları,
S. 13, s.311- 317, Niğde.
Barın, Erol (2004), “Türk Soylulara Türkiye Türkçesinin
Öğretiminde Deyimler ve Atasözlerinin Önemi”. Hacettepe
Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi 1 (2004): 22-26.
Bayram, M. and RISAGER K (1999), Language
Teachers, Politics And Culture, London: Clevedon Press.
Bölükbaş, F. ve Keskin, F (2010), “Yabacı Dil Olarak
Türkçe Öğretiminde Metinlerin Kültür Aktarımında Đşlevi”,
Turkish Studies, International Periodical For The Languages,
Literature and History of Turkish or Turkic ,Volume 5/4,
Fall.
Çetinkaya, Yasemin (2008),Yabancı Dil Öğretiminde
Kültürel Öğelerin Etkisi ve Bu öğelerin Yabancı Dil
Kitaplarında Uygulanış Biçimi. Yayımlanmamış Yüksek
Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü,
Ankara: Türkiye
Demirel, Özcan (2004), Yabancı Dil Öğretimi, Ankara:
PegemA Yayınları
Duru, Hüseyin (2009), Atasözleri Ve Deyimlerin
Yabancılara Öğretilmesinde Yöntem Ve Teknikler.
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Fatih Üniversitesi,
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Đatanbul: Türkiye
Dervişoğulları, Necmiye (2008), Yabancı Dil Olarak
Türkçe Öğretilen Sınıflarda Oyunlarla Türkçe Öğretimi.
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü
ER, Kemal Oğuz (2006), “The Effects of Culture in
Foreign Language Curriculum”, Ankara Üniversitesi Eğitim
Bilimleri Dergisi, S, 39. s.1-14.
Ergin, Muharrem (1977), Türk Dil Bilgisi, Đstanbul:
Minnetoğlu Yayınları.
Gökberk, Macit (2004), Değişen Dünya Değişen Dil,
4.bs, Đstanbul, Yapı Kredi Yayınları,
Jiang, W. (2000), “The Relationship Between Culture and
Language”, ELT Journal, C. 54, S.4, ss.328-334,
Kongar, Emre (2005), Kültür Üzerine, 5.bs. Đstanbul:
Remzi Kitapevi
Mürsel, G. C.(2009) Deyim ve Atasözlerinin Öğretiminde
Karikatürün Etkisi. Yüksek Lisans Tezi Ankara Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
28
E. Boylu / KMÜ Sosyal ve Ekonomı̇ k Araştırmalar Dergı̇ si 16 (Özel Sayı II): 19-28, 2014
Örs, Derya (2006), ‘‘Türkoloji Araştırmalarında Fars
Dilinin Yeri’’, Doğu Edebiyatı Dergisi, S, 21. Bahar
Özcan, Emrah (2006), Başlangıç Düzeyi Yabancı Dil
Olarak Türkçe Öğretimi Đçin Sözlükçe Çalışması.
Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Yıldız Teknik
Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Đstanbul: Türkiye
Pehlivan, Filiz (2007), Yabancı Dil Olarak Türkçe
Öğretiminde Kültürler Arası Etkileşim Odaklı Yaklaşım
Uyarınca Metin Çalışmaları. Yayımlanmamış Yüksek Lisans
Tezi, Đstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü,
Ankara: Türkiye
TANIN, Reyhan (2005), Yabancı Dil Olarak Türkçe
Öğretiminde Sözcük Bilgisi ve Sözcük Öğretimi.
Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Đstanbul Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü
TĐMURTAŞ, Faruk Kadri (1980), Türkçemiz ve
Uydurmacılık, Đstanbul: Boğaziçi Yayınları..
TURAL, Sadık (1992b), Kültürel Kimlik Üzerine
Düşünceler, Ankara: Ecdad Yayınları.

No comments yet

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sponsorlu bağlantılar