KAZAK TÜRKÇESİNDEKİ FARSÇA KÖKENLİ EKLER VE SONEK VAZİFESİNDE KULLANILAN EMİR GÖVDELERİ

PERSIAN AFFIXES AND IMPERATIVE FORMS
USED AS SUFFIXES IN KAZAKH TURKISH

ÖZET
Türkçe ile Farsça arasındaki etkileşim yüzyıllara
dayanmaktadır, bu etkileşim sonucunda Türkçeye pek çok Farsça
kelimenin yanısıra, bazı Farsça ekler ve ek vazifesinde kullanılan emir
gövdeleri de girmiştir. Makalemizde bu eklerin ve emir gövdelerinin
Kazak Türkçesindeki durumu ele alınmaktadır. Farsça unsurların
Kazak Türkçesine geçiş sürecinde geçirdikleri anlam ve biçim
değişiklikleri çalışmamızda ortaya konmaktadır.
Anahtar Sözcükler: Kazak Türkçesi, Farsça Önekler, Farsça
Sonekler, Farsça Emir Gövdeleri, Söz Varlığı.
ABSTRACT
The interaction between Persian and Turkish has taken place for
centuries; as a result of this interaction Turkish borrowed some Persian
affixes and imperative forms that are used as affixes as well as a lot of
Persian words. In this article, the use of these affixes and imperative
forms used in Kazakh Turkish are examined. Semantic and
morphological changes that Persian elements undergo in their
transition process to Kazakh Turkish are handled in our study.
Keywords: Kazakh Turkish, Persian Prefixes, Persian Suffixes,
Persian Imperative Forms, Vocabulary.

 Yrd. Doç. Dr., İstanbul Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Yeni Türk Dili Anabilim Dalı
40 Uğur GÜRSU
KISALTMALAR LİSTESİ
A.I.I.1 : Iskakov, A.I., Kazak Tilinin Tüsindirme Sözdigi, 1. Cilt.
A.I.I.2 : Iskakov, A.I., Kazak Tilinin Tüsindirme Sözdigi, 2. Cilt.
A.U.S.: Sujikova, A.U., Bes Tildi Körneki Sözdik.
B.İ. : İsmagulova, Bayan; Erejenova, Elvira; Ebdijapbarova, Gülbahira, Kazakşa-
Orısşa Orısşa-Kazakşa Sözdik.
É.G. : Garifolla, Enes; Üderbayev, Almas, Dialektologiyalık Sözdik.
K.K. : Koç, Kenan; Bayniyazov, Ayabek; Başkapan, Vehbi, Kazak Türkçesi
Türkiye Türkçesi Sözlüğü.
M.B. : Buralkıulı, Mustapa, Kazak Tilinin Tüsindirme Sözdigi.
N.N. : Nuraliyeva, N., Kazakşa-Agılşınşa Sözdik.
S.B. : Bizakov, Seydin, Kazak Tilinin Sinonimder Sözdigi.
S.O. : Januzakov, Telgoja; Omarbekov, S.; Jünisbek, E., Kazal Edebi Tilinin
Sözdigi.
Ş.Ş.S. : Sarıbayev, Şora Ş., Kazak Tilinin Aymaktık Sözdigi.
T.D.A.: Türk Dünyası Araştırmaları, 30. Sayı.
T.J. : Januzakov, Telgoja, Kazak Tilinin Sözdigi.
s. : Sayfa.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
41
GİRİŞ
Milletlerarası ilişkilerin neticesinde kültürel etkileşimlerin ortaya çıktığı
ve bu kültürel etkileşimlerin en önemli unsurlarından birinin dil etkileşimi
olduğu malumdur. Tarihin eski çağlarından beri süregelen ilişkileri neticesinde
Türkçe ve Farsça arasında da bu türden bir etkileşimin bulunması doğaldır. İki
dil arasındaki alışveriş daha ziyade kelime alıp verme biçiminde gerçekleşmiş
olmakla birlikte, bazı eklerin de bir dilden diğerine geçtiği görülmektedir.
Türkiye Türkçesinin söz varlığında Farsça kökenli alıntıların varlığı
bilinmektedir. Bu tür ödünçlemeler Eski Anadolu Türkçesi devresinden beri
görülmekle birlikte, özellikle Osmanlı Beyliği'nin büyüyüp genişleyerek bir
cihan devleti halini aldığı 15.asrın ikinci yarısından itibaren bunların sayısının
arttığı söylenebilir. 19.asrın sonlarından itibaren görülen dilde sadeleşme akımı
Osmanlı Devleti'nin çöküşü ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla hız
kazanmış, Arapça ve Farsça pek çok alıntı kelime kullanımdan düşmüştür.
Bununla birlikte, günümüzde de Çağdaş Türkiye Türkçesinin söz varlığında
Farsçadan geçmiş birçok kelime bulunmaktadır. Kelime ödünçlemeleriyle
birlikte, Farsça isimden isim yapma ekleri olan -stan, -zar, -kÀr, -dÀn, -gÀh, -bÀn
ve -çe gibi eklerin de söz varlığımızda yer aldığı görülmektedir: karargÀh,
güzergÀh, gülistÀn, gülzÀr, lalezÀr, şamdÀn, buhurdÀn, bağbÀn, günahkÀr,
bestekÀr, bahçe, tarihçe vb.
"Çaydanlık" ve "yağdanlık" gibi bazı örneklerde ek yığılması olayına
rastlanmaktadır; Farsça isimden isim yapma eklerinden sonra aynı
fonksiyondaki Türkçe isimden isim yapma ekinin getirildiği görülmektedir.
"OrdugÀh" kelimesinde ise öz Türkçe bir kelimeye Farsça isimden isim yapma
eki getirilmiştir.
Farsçada isim tabanlarına getirilerek türemiş sıfat yapan bī-, nÀ-, hem-,
ber-, pür-, gibi öneklerin yanısıra, -mend, -vÀr, -īn, -gūn, -ī, -veş, -Àne gibi
sonekler de alıntı kelimeler vasıtasıyla Çağdaş Türkiye Türkçesinin söz
varlığına geçmiştir: bī-haber, bī-karar, nÀ-hoş, nÀ-merd, hem-şehrī, hem-şīre,
hem-cins, ber-bad, pür-neşe, daniş-mend, ümid-vÀr, zerr-īn, reng-īn, nil-gūn,
hak-ī, meh-veş, dost-Àne, şah-Àne vb.
Farsçada fiilden türemiş pek çok sıfat bulunmaktadır, bu tür sıfatların
türetilmesinde fiillerin "emir gövdesinden" yararlanılmaktadır. Farsça fiillerin
emir gövdeleri Türkçedeki -an / -en / -ar / -er sıfat fiil eklerine karşılık
gelmektedir, emir gövdeleri isimlerin sonuna eklenerek birleşik sıfatlar
42 Uğur GÜRSU
yapılmaktadır. Bu tür sıfatlara Osmanlı Türkçesinde çok sık rastlanmaktadır,
bunların bir kısmı Çağdaş Türkiye Türkçesinin söz varlığında da yaşamaktadır:
دنѧѧخان òÀnden "okumak"  خان òÀn "okuyan": gazel-hÀn “gazel okuyan”,
mevlid-hÀn “mevlid okuyan”
تیدنѧѧѧѧѧѧѧѧѧѧѧѧѧپرس pesendīden "beğenmek"  ندѧѧѧѧѧѧѧѧپس pesend "beğenen": müşkilpesend
“zor beğenen”
روردنѧѧѧѧپ perverden "beslemek"  رورѧѧѧѧپ perver "besleyen": hamiyetperver
“vatanını, milletini ve ailesini koruma çabasında olan”, misafir-perver
“konuksever”, vatan-perver “vatansever”
آوردن Àverden "getirmek"  آور "getiren": ceng-Àver “cenkçi, dövüşken”,
can-Àver “canavar”
ذاردنѧك güõÀrden "geçirmek; eda etmek"  ذارѧك güõÀr "eda eden":
maslahat-güzÀr “iş bitiren, iş bilir”
دنѧѧѧچی çīden "toplamak"  نѧѧѧچی çīn "toplayan": gül-çīn “gül toplayan”
دنѧѧѧدی dīden "görmek"  نѧѧѧѧѧѧѧبی bīn "gören": dür-bīn “dürbün”
تنѧѧѧѧѧѧخاس òÀsten "istemek"  خاه òÀh "isteyen": bed-òÀh “bir kimsenin
kötülüğünü isteyen”
تنѧѧѧѧѧѧآراس ÀrÀsten "süslemek"  اراى / ارا ÀrÀy / ÀrÀ "süsleyen": dil-ÀrÀ
“gönlü süsleyen”
تنѧѧѧѧѧѧداش dÀşten "tutmak, malik olmak"  دار dÀr "tutan, malik olan":
defter-dÀr, hüküm-dÀr
افتنѧѧѧѧѧѧѧѧѧѧی yÀften "bulmak"  ابѧѧѧی yÀb "bulan": şeref-yÀb “şeref bulan”
اختنѧѧѧѧѧѧѧب bÀòten "oynamak"  ازѧѧѧب bÀz "oynayan": cam-bÀz “canbaz”,
kumar-bÀz,hile-bÀz
تیدنѧѧѧѧѧѧѧѧѧѧѧѧѧپرس perestīden "tapmak"  تѧѧѧѧѧѧپرس perest "tapan": put-perest,
menfaat-perest1

1
Farsça önekler, sonekler ve Farsça fiillerin emir gövdeleri için bakınız: Hayati Develi, Osmanlı Türkçesi
Kılavuzu 2, İstanbul, Kesit Yayınları, Sekizinci Baskı, Mart 2008, s.117-132.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
43
Birleşik sıfatlar yapmakta kullanılan دار dÀr "tutan, malik olan" ازѧѧѧب bÀz
"oynayan" ve زده zede "vurulmuş, çarpılmış" ve ذارѧѧك güõÀr "eda eden" emir
gövdelerinin öz Türkçe sözcüklere de eklenebildiği görülmektedir: bayrak-tar,
sancaktar, depremzede, işgüzar vb.
Çağdaş Türkiye Türkçesinde ve diğer Türk lehçelerinde olduğu gibi,
Kazak Türkçesinin söz varlığında da Farsça önek, sonek ve emir gövdelerinin
kullanıldığını görmekteyiz. Ekim Devrimi sonrasında Sovyet rejiminin din
karşıtı propagandası ve dilden Arapça-Farsça unsurları çıkartıp bunların yerine
Rusça unsurları ikame etme faaliyetleri sonucunda Kazak Türkçesindeki Arapça
ve Farsça alıntıların sayısı azalmıştır. M. Balakaev ve A. İskakov'un birlikte
kaleme aldıkları "Kazirgi Kazak Tili" adlı eserde bu faaliyetler şu şekilde dile
getirilmektedir: "Arap-Fars dillerinden sözcük ödünçleme sürecinin durmasının
sebebini köhnemiş Arap-Fars medeniyetini üst seviyede bulunan ve tükenmez
bol hazinelere sahip olan, Rus halkının ulu medeniyetinin ve o medeniyetin
hayırlı tesiriyle parıldayan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği halklarının
ulusal medeniyetlerinin yenmesinde aramak gerekir. Çünkü tez zamanda gelişen
böylesi bir medeniyete can çekişen Panislamizm de, Pantürkizm de direnemedi.
Bununla birlikte, bu gerici akımlar (Panislamizm ve Pantürkizm) Kazakların ve
başka Türkî halkların dillerinin gelişmesi yolunda bir süre engel oldu. Bunlar
Ekim Devrimi'ne kadarki süreçte engeller çıkardılar, daha fazla sorun yaratmaya
da çabaladılar. Fakat Komünist Parti'nin idaresindeki Sovyet Sosyalist milletleri
bu sorunları ve engelleri ezip geçerek, ulu Rus halkının yardımıyla komünizme
ulaşma yolunda, kendi ana dillerini yeni sosyalist medeniyetle
birleştirmektedir2
.
Stalin döneminin baskıcı atmosferinde yazılan bu kitabın yazarlarını
yukarıdaki ifadelerinden dolayı kınamak doğru olmaz düşüncesindeyiz.
"Kazirgi Kazak Tili"nde yer verilen bu sözler Kazak Türkçesi üzerindeki
müdahaleleri kanıtlamaktadır. Arapça ve Farsça kelimelerin varlığından
olumsuz ifadelerle söz edilmesine karşın, Moğol dilinden yapılan
ödünçlemelerin Kazak Türkçesinin söz varlığını zenginleştirdiğini iddia
etmeleri yazarların baskı ortamında düştükleri çelişkilerden biri olarak dikkat
çekmektedir3
.
Sovyetler dönemindeki tüm müdahalelere rağmen Kazak Türkçesindeki
Arapça ve Farsça kelimeler de, Farsça önek, sonek ve emir gövdeleri de

2 M. Balakayev, A. İskakov, Kazirgi Kazak Tili, Almatı, Kazak SSR Gılım Akademiyasının Baspası,
1954, s.57.
3 A.g.e., s.58.
44 Uğur GÜRSU
bütünüyle söz varlığından silinememiştir. Kazak Türkçesinde bugün de başta
dinî terminoloji olmak üzere, ilmî, hukukî ve sosyal meselelerle alakalı söz
varlığında Arapça ve Farsça unsurlara sıkça rastlanmaktadır.
Kazak Türkçesi Türkistan'da bir Kıpçak ağzı olarak yüzyıllarca yaşamış
fakat ancak on dokuzuncu asrın ikinci yarısında yazı dili olma sürecine
girmiştir. Zira, on beşinci asrın ikinci yarısından beri Çağatay Türkçesi Orta
Asya Türklüğünün ortak yazı dili olagelmişti. Orta Asya'daki Türkleri ayrılığa
düşürmek, onları tarihî kimliklerinden koparmak isteyen Rus Çarlığı konuşma
dillerinin yazı dilleri haline dönüşmesini desteklemiştir. Bu siyasetin
uygulanmasında Rus din adamı ve eğitimcisi N.İ. İlminskiy'in rolü büyüktür.
İlminskiy'in telkinlerine kapılan Orta Asyalı Türk aydınları yazı dili olarak
Çağataycayı değil, kendi konuşma dillerini kullanmaya başladılar. Ekim
Devrimi'nden sonra bu süreç daha da hızlanmış ve Sovyet Sosyalist
Cumhuriyetler Birliği'nde yaşayan Türk topluluklarının farklı yazı dilleri ortaya
çıkmıştı.
Kazak Türkçesinin bir yazı dili olarak oluşum süreci tamamlanmış
değildir, özellikle alıntı sözcüklerin imlasında görülen çeşitlilik halen bu sürecin
devam ettiğini göstermektedir4
. Bu durum Kazak Türkçesinin söz varlığında yer
alan Farsça önek, sonek ve emir gövdelerinin imlasında da görülmekte, aynı
ekin ve emir gövdesinin farklı varyantları kullanılmaktadır. Bu varyantlar
genellikle fonetik veya morfolojik sebeplerden değil, Türkiye'nin üç buçuk katı
büyüklükte olan Kazakistan'da bulunan farklı ağızların söyleyiş özelliklerinden
kaynaklanmaktadır.
Kazak Türkçesindeki Farsça isimden isim yapma eklerini ve birleşik sıfat
yapımında kullanılan emir gövdelerini üç başlık altında incelemeyi uygun
bulmaktayız: I) Önekler, II, Sonekler, III. Emir Gövdeleri
1. Kazak Türkçesinin Söz Varlığındaki Farsça Önekler
Farsça önekler, genellikle, Arapça ve Farsça ödünçlemeler vasıtasıyla
Kazak Türkçesinin söz varlığında yer almaktadır. Bununla birlikte bazı öz
Türkçe kelimelerin de bu öneklerle birlikte kullanıldığı görülmektedir. Sondan
eklemeli bir dilde bulunmayan öneklerin bu şekilde isimden isim yapma eki
olarak kullanılması gerçekten ilginç bir durum arzetmektedir. Bu Farsça önekler
ve adı geçen eklerin kullanıldığı kelimelerden bizim derleyebildiklerimiz
şunlardır:

4 Kenan Koç, Oğuz Doğan, Kazak Türkçesi Grameri, Ankara, Gazi Kitabevi, Ekim 2004, s.8-13.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
45
1.1. ىѧѧѧѧب bī "-sIz": Bu önekin Kazak Türkçesinde bī-, bey-, ve be- olmak
üzere üç varyantı bulunmaktadır. Bu önekin "beytanıs" ve "beyawız"
öneklerinde olduğu gibi, nadiren de olsa öz Türkçe sözcüklerin önüne
getirilebildiği görülmektedir.
bî-
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1. bîàamdıq gamsızlık. Ş.Ş.S., s.144.
2. bîàayratlıq dermansızlık, güçsüzlük Ş.Ş.S., s.144.
3. bîbas edepsiz, terbiyesiz. A.I.I.2,
s.301.
4. bîbeker boşuna, nafile. A.I.I.2,
s.302.
5. bîdarek habersiz, bilgisiz. Ş.Ş.S., s.144.
6. bîdawlet serveti, zenginliği olmayan. Ş.Ş.S., s.144.
7. bîdertlik dertsiz. Ş.Ş.S., s.144.
8. bîhaya terbiyesiz, utanmaz, arsız. Ş.Ş.S., s.145.
9. bîhîsap sayısız, hesaplanamayacak kadar çok. A.I.I.2,
s.313.
10. bîjaàday uygun olmayan, elverişsiz. Ş.Ş.S., s.144.
11. bîjay umursamaz, vurdumduymaz, gamsız. A.I.I.2,
s.304.
12. bîjuwaplıq sorumsuzluk. Ş.Ş.S., s.144.
13. bîkar işi olmayan, boşta. Ş.Ş.S., s.144.
14. bîkarejat parası olmayan, parasız. Ş.Ş.S., s.144.
15. bîkarşı işsiz güçsüz, avare gezen kişi. Ş.Ş.S., s.144.
16. bîküné günahsız. A.I.I.2,
s.305.
46 Uğur GÜRSU
17. bîlaj güçsüz, iradesiz. A.I.I.2,
s.305.
18. bîmaàlum açık seçik olmayan, belirsiz, meçhul. T.J., s.100.
19. bîmaqset maksatsız. Ş.Ş.S., s.145.
20. bîmélel gamsız, vurdumduymaz, kaygısız. Ş.Ş.S., s.145.
21. bîmoraldıq ahlâka aykırı. A.I.I.2,
s.308.
22. bîmurat amaçsız, yersiz (iş). Ş.Ş.S., s.145.
23. bîpayda faydasız, beyhude, boşuna. Ş.Ş.S., s.145.
24. bîquntlıq dikkatsizlik, özensizlik, ilgisizlik. Ş.Ş.S., s.144.
25. bîsayasat siyasetle ilgisiz. A.I.I.2,
s.310.
26. bîşara zavallı, çaresiz, bîçare. K.K., s.67.
beyNumara
Kelime Anlamı Kaynak
27. beyaqıl akılsız, aklı az olan. A.I.I.2,
s.217.
28. beyawız ağzına ne gelirse söyleyen kimse. T.J., s.93.
29. beybaq talihsiz, bîçare, zavallı. T.J., s.93.
30. beybas edepsiz, terbiyesiz, işe yaramaz. T.J., s.93.
31. beybastaq terbiyesiz, edepsiz, utanmaz. T.J., s.93.
32. beybawırmal akraba, dost canlısı olmayan kimse. M.B. s.90.
33. beybereket dağınık, düzensiz, sistemsiz. K.K., s.63.
34. beybereketsiz düzensizlik, tertipsizlik. A.I.I.2,
s.219.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
47
35. beyédep edepsiz. M.B. s.90.
36. beyhabar haberi olmayan, bî-haber. T.J., s.94.
37. beyhoş gönlü hoş olmayan. A.I.I.2,
s.231.
38. beyhuwda beyhude, boşuna. M.B. s.91.
39. beyıntımaq birlik beraberlik içinde olmayan. A.I.I.2,
s.231.
40. beyışqı isteksiz, arzusuz, amaçsız. Ş.Ş.S.,
s.138.
41. beyjay umursamaz, vurdumduymaz,
gamsız.
K.K., s.63.
42. beyküné günahsız, suçsuz. T.J., s.93.
43. beymaàına Manasız, anlamsız. A.I.I.2,
s.221.
44. beymalal şüphesiz, kuşkusuz. M.B. s.90.
45. beymaza gönlü rahat olmayan, huzursuz. K.K., s.63.
46. beymélim malum olmayan, belirsiz. T.J., s.93.
47. beymezgil vakitsiz, zamansız. K.K., s.63.
48. beynamaz namaz kılmayan. M.B. s.90.
49. beyopa vefasız. Ş.Ş.S.,
s.145.
50. beyparasat feraset sahibi olmayan. M.B. s.91.
51. beyparıq bereketsiz. A.I.I.2,
s.227.
52. beypawa sıkıntı, zorluk. A.I.I.2,
s.227.
53. beypayda faydasız, gereksiz. A.I.I.2,
48 Uğur GÜRSU
s.227.
54. beyqam gamsız, endişesiz, kedersiz. K.K., s.63.
55. beyqayrat gayretsiz, cesaretsiz. A.I.I.2,
s.220.
56. beysaramjan hazırlığı olmayan, hazırlıksız. M.B. s.91.
57. beysawat 1. yabancı, el. 2. yersiz, zamansız. K.K., s.63.
58. beysawbet gelişigüzel, rastgele, düzensiz. M.B. s.91.
59. beysayasat siyasete uygun olmayan. M.B. s.91.
60. beyşara zavallı, talihsiz, bahtsız. T.J., s.94.
61. beytaàat takatsiz, tahammülü olmayan. A.I.I.2,
s.229.
62. beytanıs tanıdık olmayan, yabancı. T.J., s.94.
63. beytap halsiz, hasta. Ş.Ş.S.,
s.138.
64. beytarap kimseye katılmamış olan, tarafsız. T.J., s.94.
65. beytértip edepsiz, terbiye görmemiş. A.I.I.2,
s.230.
66. beywada istikrarsız. A.I.I.2,
s.230.
67. beywaq vakitsiz, zamansız. T.J., s.94.
68. beywaqıt vakitsiz, zamansız. M.B. s.91.
beNumara
Kelime Anlamı Kaynak
1 beker boşuna, boş yere, beyhude, nafile. K.K., s.64.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
49
1.2. اѧѧن nÀ "olmayan": Kazak Türkçesinin söz varlığında “na-” ve “né-” olmak
üzere iki varyantı bulunmaktadır. Tespit edebildiğimiz örneklerin tamamında bu
önek Arapça veya Farsça ödünçlemelerle birlikte kullanılmaktadır.
naNumara
Kelime Anlamı Kaynak
1 nadan cahil. T.J., s.475.
2 nadurıs doğru olmayan. S.B., s.541.
3 namaàlum meçhul, bilinmeyen. K.K., s.364.
4 namaqul ters, yanlış, hata. K.K., s.364.
5 naqaq suçu olmadığı halde. T.J., s.476.
6 narazı bir şeye razı olmayan, karşı. T.J., s.476.
né-
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 néqoş razı olmayan. É.G., s.532.
2. Kazak Türkçesinin Söz Varlığındaki Farsça Sonekler
Farsça isimden isim yapma eklerinden bazılarının Kazak Türkçesinin söz
varlığına geçmiş olduğu görülmektedir. Bunların büyük çoğunluğu Arapça ve
Farsça ödünçlemelerde karşımıza çıkmakla birlikte, bazılarının işleklik
kazanarak Türkçe sözcüklere de eklendiğine rastlamaktayız. Hatta, bu
soneklerin Batı dillerinden Rusça vasıtasıyla Kazak Türkçesine geçen
kelimelerle birlikte kullanıldığı nadir örnekler de bulunmaktadır. Kazak
Türkçesinin yazı dili olma sürecini tamamlamamış olmasının etkisiyle,
Farsçadan gelen soneklerin imlalarında farklılıklar olmakta ve aynı sonekin
birkaç varyantı olduğu göze çarpmaktadır.
50 Uğur GÜRSU
2.1. ارѧك kÀr , ارѧѧѧگ gÀr , رѧѧѧگ ger: Bu ekler bir işi çokça yapan kişiyi veya bir
meslek erbabını ifade etmek için kullanılırlar5
. Kazak Türkçesinde bu eklerin -
ker, -ger, -kar, -qor, -àor, -hor, -kör, -har, -qar, -kér olmak üzere tam on farklı
biçimi bulunmaktadır. Bunlardan -ker / -ger ve -qor biçimleri standart
Kazakçada yaygın olarak kullanılmakta ve isimden isim yapma eki olarak
gramer kitaplarında yer almaktadır6
. Arapçadan ve Farsçadan ödünçleme
yoluyla gelen kelimelerin yanısıra öz Türkçe kelimelere de eklenen ve oldukça
işlek olan bu üç varyanttan "qor" daha ziyade "bağlılık ve düşkünlük"7
ifade
etmekte ve daha ziyade "meslek, görev, uğraşı alanı ve durum"8
bildiren -ker ve
-ger biçimlerinden ayrılmaktadır.
Bununla birlikte, -qor'un -ker ve -ger biçimleriyle aynı fonksiyonda
kullanıldığı birçok örnek de bulunmaktadır. Farsça -kÀr / -gÀr / -ger isimden
isim yapma eklerinin Kazak Türkçesindeki diğer varyantları daha ziyade ağızlar
sözlüğünde yer almakta, standart dilde bulunmamaktadır. Bunların işlek
olmadıkları ve ancak birkaç alıntı sözcüğe eklenmiş olarak söz varlığında yer
aldıkları dikkat çekmektedir.
-kÀr / -gÀr / -ger eklerinin -ger varyantının bazı örneklerde -ger-şi-lik
biçiminde kullanıldığı görülmektedir. Söz konusu örneklerde -ger ve -şi
eklerinin aynı fonksiyona sahip olmaları dolayısıyla, ek yığılması olayı
görülmektedir.
-ker
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 aàlesker 1. çok keskin. 2. hatip, söz ustası. Ş.Ş.S.,
s.18.
2 àarışker astronot. T.J., s.139.
3 aqımaqkerşilik ahmaklık, akılsızlık. M.B., s.25.
4 aqtañker atın alnındaki beyazımsı lekenin
rengi.
S.Ö.,
s.274.

5 Hayati Develi, a.g.e., s.120.
6 Kenan Koç, Oğuz Doğan, a.g.e., s.192.
7 A.g.e., s.192.
8 A.g.e, s.192.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
51
5 arapakerşilik arife gününe has işler. M.B., s.40. 6 arısker atışmaya katılan kişi. Ş.Ş.S.,
s.72.
7 ayàaqker şahitlik yapan kişi. T.J., s.19. 8 ayıpker 1. suçlu bulunup cezaya
çarptırılan kimse.
2. günahı olan, günahkar.
T.J., s.23.
9 aylaker hilekar, sahtekar, düzenbaz. T.J., s.21.
10 aytısker aytıs adı verilen atışmalara
katılan ozan.
T.J., s.23.
11 aytkerşilik bayram için eğlence, şenlik
düzenleme işi.
M.B., s.19.
12 azapker azap çeken kişi. B.İ., s.13.
13 azatker halkı, başına gelen dertlerden,
sıkıntılardan kurtaran kişi veya
topluluk.
T.J., s.17.
14 bapker ata veya yırtıcı kuşlara bakmayı
iyi bilen kimse.
T.J., s.82.
15 beynetker çalışmayı seven, çalışkan. T.J., s.94.
16 borışker borçlu. S.B.,
s.159.
17
d
éneker 1. arabulucu, uzlaştırıcı. 2. lehim,
kaynak. 3. delil, kanıt.
K.K., s.97.
18
d
érisker ders anlatan kişi, okutman. A.U.S.,
s.169.
19
d
érker ihtiyaç sahibi, muhtaç. T.J., s.148.
20
d
ésker ateşten kazanı almakta kullanılan Ş.Ş.S.,
52 Uğur GÜRSU
tutkaç. s.191.
21
édisker eğitim yöntemlerini iyi bilen
kimse.
T.J., s.64.
22 eñbekker çalışmayı seven, çalışkan. T.J., s.175.
23
éteşker maşa Ş.Ş.S.,
s.113.
24
éwesker hevesli, meraklı, ilgili. Ş.Ş.S.,
s.114.
25 ileker 1. ihtiyacı zar zor gören. 2.
faydalı, işe yarar hale getirme. 3.
zayıf bünyeli, hemen hasta olan.
K.K.,
s.628.
26 isker elinden iş gelen, işin usulünü
bilen kişi.
T.J., s.768.
27 ispeker becerikli, usta, maharetli. Ş.Ş.S.,
s.795.
28 jarısker yarışa katılan kişi, yarışçı. T.J., s.215.
29 jawapker 1. suçlu, mücrim kimse. 2. belli
bir görevi yerine getiren sorumlu
kimse.
T.J., s.220.
30 jazıqker suçlu, mücrim. S.B.,
s.228.
31 jelisker yürük, hızlı koşan at. T.J., s.230.
32 jeñisker galip, muzaffer. T.J., s.232.
33 jılawker çabuk ağlayan, sulugöz. Ş.Ş.S.,
s.278.
34 jumısker işçi, emekçi. T.J., s.250.
35 jürisker iyi koşan at. T.J., s.25.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
53
36 késipker 1. meslek sahibi kimse. 2.
işadamı.
T.J., s.293.
37 keyipker hikaye, roman veya masal
kahramanı.
T.J., s.297.
38 kilémker askılıktaki giysilerin üzerine
örtülen beyaz kumaş.
Ş.Ş.S.,
s.360.
39 küleñker askılıktaki giysilerin üzerine
örtülen beyaz kumaş.
Ş.Ş.S.,
s.349.
40 küresker 1. güreşçi, pehlivan. 2. halkın
çıkarını korumak için durup
dinlenmeden çalışıp çabalayan
emektar kişi.
T.J., s.342.
41 mansapker makama mevkiye düşkün kimse. S.B.,
s.407.
42 maqsatker önüne bir hedef koymuş olan
kimse.
T.J., s.449.
43 maqtaker pamuk yetiştiricisi. Ş.Ş.S.,
s.472.
44 medetker yardımcı, destekçi, hami. T.J., s.458.
45 mısker bakırdan çeşitli eşyalar yapan
usta.
T.J., s.473.
46 mindeker yalvaran kişi. Ş.Ş.S.,
s.517.
47 mindetker mükellef, yükümlü. K.K.,
s.361.
48 minisker 1. binek atı, binilmeye dayanıklı
at. 2. elinden her iş gelen
becerikli, hünerli kimse.
T.J., s.475.
54 Uğur GÜRSU
49 muñayıpker mazlum, eziyet gören. Ş.Ş.S.,
s.506.
50 musılmankerşilik müslümanlık. Ş.Ş.S.,
s.508.
51 namısker onurlu, namuslu, şerefli. M.B.,
s.404.
52 paydaker menfaatçi, çıkarcı. S.B.,
s.457.
53 qasker yasak bölgeye giren kişi. N.N.,
s.113.
54 qatker okuma-yazma bilen kişi. Ş.Ş.S.,
s.401.
55 qayratker toplumsal vazifeye, siyasete
vargücüyle katılan kişi.
T.J., s.359.
56 qılışker kılıç kullanmakta usta kimse. T.J., s.435.
57 qılmısker suç işleyen kimse, suçlu. T.J., s.434.
58 qışker tuğlacı, kerpiççi. K.K.,
s.323.
59 qıyanatker zorba, zalim. T.J., s.396.
60 qızmetker belli bir uzmanlık alanında ofis
işi yapan kimse.
T.J., s.431.
61 qoşemetker dalkavuk, yağcı kimse. S.B.,
s.376.
62 qunıker öldürdüğü kimse için kan bedeli
ödeyen kişi.
K.K.,
s.306.
63 raykerlik hilekarlık, düzenbazlık. S.B.,s.44.
64 salıker pirinç eken çiftçi. M.B.,
s.472.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
55
65 sanatker önde gelen, seçkin. T.J., s.552.
66 sawapkerşilik sevap getiren iş yapmaya çalışma. M.B.,
s.479.
67 sayapker yürük ata bakmasını bilen seyis. M.B.,
s.481.
68 sayasatker siyasetçi, politikacı. T.J., s.562.
69 sayatker yırtıcı kuşlarla avlanmakta usta
olan kimse.
T.J., s.562.
70 sayıpker müsabaka, yarışa, yarışmaya
katılan kişi, yarışmacı.
T.J., s.546.
71 sayısker yarışmacı,yarışçı, müsabık. T.J., s.546.
72 sebepker sebep olan, etken. T.J., s.564.
73 séwletker mimar. T.J., s.564.
74 sıylıqker hediye verilen kişi. Ş.Ş.S.,
s.625.
75 suwretker ressam. T.J., s.583.
76 şabısker yarış atına binip süren kimse. T.J., s.712.
77 şöpker üy ağaçtan, kamıştan yapılan ev. Ş.Ş.S.,
s.764.
78 tabısker kâr, kazanç elde eden kişi. T.J., s.606.
79 talapker 1. bir işi halletmek için çaba
gösteren kimse.
2. mahkemeye dilekçe yazarak
resmî talepte bulunan kimse.
T.J., s.611.
80 tüsker gördüğü düş gerçekleşen kişi. Ş.Ş.S.,
s.687.
81 ümitker bir şeye ümit besleyen, ümitvar, T.J., s.696.
56 Uğur GÜRSU
ümitli.
82 zeynetker emekli. T.J., s.271.
-ger
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 aàayıngerşilik akrabalık, hısımlık. S.D., s.60.
2 adamgerşil insanların dertlerine ortak olan kişi,
yardımcı.
A.I.I.1.,
s.63.
3 adamgerşilik insanlık, insaniyet. K.K., s.6.
4 arbager öküze yük yüklemek veya binmek
için vurulan bir tür semer.
É.G., s.69.
5 ardager 1. saygıdeğer, muhterem, itibarlı
insan. 2. bir işe uzun süre emek
veren kimse.
T.J., s.44.
6 atomger atombilimci. B.İ., s.41.
7 awamgerşilik cahillik. M.B., s.52.
8 awger ava meraklı kişi, avcı. T.J., s.55.
9 azager yaslı, matemli kişi. T.J., s.17.
10 bajger gümrük vergisini tahsil eden
memur.
T.J., s.75.
11 balger falcı, kahin. T.J., s.81.
12 baspager kitap yayınlayan kişi, yayıncı. T.J., s.86.
13 buydager 1. burnuna ip geçirilmiş deveyi
yeden kimse. 2. kılavuz, rehber.
T.J., s.114.
14 dawger davacı. T.J., s.145.
15 dériger doktor, hekim. T.J., s.148.
16 dilger hevesli, meyilli, gönüllü. M.B.,
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
57
s.157.
17 dodager kökpar oyuncusu. T.J., s.155.
18 duwmanger oyuna, eğlenceye düşkün kişi. T.J., s.159.
19 ébiger 1. zahmet, kargaşa. 2. şamata,
telaşe.
T.J., s.63.
20 ébigerşilik 1. huzursuzluk, rahatsızlık. 2.
telaşlılık, panik.
T.J., s.63.
21 ékimger makam mevki düşkünü kişi. T.J., s.66.
22 ékimgerşilik yöneticilik, idarecilik. Ş.Ş.S.,
s.102.
23 éwregerşilik zahmet, sıkıntı. M.B., s.69.
24 ımırager anlaşmaya, uzlaşmaya meyilli kişi,
uzlaşmacı.
S.B., s.618.
25 îeger nişanla ödüllendirilen kişi. T.J., s.277.
26 jadıger hafızası kuvvetli, unutmayan adam. Ş.Ş.S.,
s.222.
27 jalger kiracı. T.J., s.199.
28 japager hayvan tartan büyük terazi. Ş.Ş.S.,
s.237.
29 jawger 1. düşman, hasım. 2. heybetli,
kudretli.
T.J., s.220.
30 jawgerşilik düşmanlık, hasımlık. T.D.A.,
s.96.
31 jawınger 1. asker. 2. yiğit, cesur, yürekli. T.J., s.222.
32 jayawgerşilik yaya olma durumu, yayalık. M.B.,
s.196.
33 jazager itham eden, cezalandıran kişi. K.K.,
58 Uğur GÜRSU
s.124.
34 jîhanger seyyah, gezgin. K.K.,
s.152.
35 jolger yol yordam bilen akıllı kimse. T.J., s.240.
36 jüldeger yarışta ödüle hak kazanan kişi. T.J., s.255.
37 küwéger şahit, tanık. K.K.,
s.223.
38 maqtangerşilik kendini övmeyi sevme,
övüngenlik.
S.B., s.405.
39 maydager el sanatlarıyla uğraşan kimse. T.J., s.448.
40 maydanger savaş meydanında olan kişi, asker. T.J., s.448.
41 mémileger arabulucu. T.J., s.456.
42 mereyger yaş gününü kutlayan kimse. K.K.,
s.346.
43 murager mirasçı. T.J., s.469.
44 nawqangerşilik hasat döneminde yapılan işler. B.İ., s.132.
45 nayzager mızrak atmakta usta kimse. T.J., s.475.
46 partiyagerlik bölünmeye, hizipçiliğe meyilli
olma.
S.B., s.460.
47 qalamger şair, yazar veya gazeteci. T.J., s.364.
48 qamşıger kamçıyı iyi kullanan kimse. K.K.,
s.253.
49 qaşager ateşi karıştırmak için kullanılan
uzun demir maşa.
Ş.Ş.S.,
s.299
50 réswagerşilik israf etme, müsriflik, savurganlık. T.J., s.537.
51 sanager mütefekkir, bilge kişi. T.J., s.552.
52 sawdager ticaretle uğraşan kişi, tüccar. T.J., s.560.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
59
53 sénger modacı, stilist. T.J., s.563.
54 sıpayıgerşilik edeplilik, nezaket. T.J., s.600.
55 sözger hatip, söz ustası. Ş.Ş.S.,
s.607.
56 şarwager çalışkan, çalışmayı seven kişi. T.J., s.723.
57 şarwagerşilik belli bir iş, çalışma sahası. M.B.,
s.630.
58 şîpager tedavi eden, iyileştiren kimse. K.K.,
s.601.
59 taqımger kökpar oyunu oynayan adam. T.J., s.610.
60 tarazıger terazide ağırlık ölçen kişi. S.B., s.530.
61 télimger talim terbiye verici kimse, hoca. T.J., s.625.
62 uranger slogan atan kişi. T.J., s.685.
63 zamangerşilik zorlu, sıkıntılı zaman. Ş.Ş.S.,
s.284.
64 zañger hukukçu. T.J., s.268.
65 zerger 1. mücevherlerden ziynet eşyası
yapan zanaatkâr. 2. madenlerin
çeşitlerini ayırt etmekte uzman
kişi.
T.J., s.272.
-qor
Numara kelime Anlamı Kaynak
1 alımqor haksız kazanç elde eden, vurguncu,
rüşvetçi.
K.K., s.23.
2 antqor andını yerine getiren, sözünü tutan
kimse.
T.J., s.39.
60 Uğur GÜRSU
3 aramqorlıq kötülük, art niyetlilik. É.G., s.68.
4 arızqor iftiracı, müfteri. S.D., s.680.
5 aşuwqor çok sinirlenen, asabî kimse. T.J., s.60.
6 ayıpqor suçlu, mücrim. S.B., s.47.
7 aylaqor hileci, hilekâr, sahtekâr. S.B., s.43.
8 azorqor azotu seven bitki. S.D., s.125.
9 béleqor iftiracı, müfteri. T.J., s.91.
10 beynetqor çalışmayı seven, çalışkan. T.J., s.94.
11 borışqor borçlu. T.J., s.106.
12 délelqor bahane bulucu, ispatlayıcı,
delilleyici.
T.D.A.,
s.65.
13 dériqor doktor, hekim. Ş.Ş.S. s.190.
14 dünîeqor mal canlısı. T.J., s.160.
15 eñbekqor çalışmayı seven, çalışkan. T.J., s.175.
16 esepqor menfaatçi, çıkarcı. T.J., s.183.
17 ézilqor şakacı, nüktedan. Ş.Ş.S. s.98.
18 ısırapqor israf eden,müsrif, savurgan. T.J., s.763.
19 ızaqor çabuk sinirlenen, asabî. T.J., s.756.
20 jalaqor iftiracı, müfteri. T.J., s.198.
21 jelisqor iyi koşan, yürük. S.B., s.257.
22 jırındıqor
etüw
hilekârlık, düzenbazlık yapmak. Ş.Ş.S. s.282.
23 keñesqor sohbet etmeyi seven kişi. T.J., s.303.
24 késipqor belli bir meslekle uğraşan, meslek
sahibi insan.
S.B., s.291.
25 malqor mal canlısı. T.J., s.451.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
61
26 mansapqor makam, mevki düşkünü. K.K., s.335.
27 mazaqqor alaycı, alay etmeyi seven. S.B., s.400.
28 méjilisqor toplantı yapıp meseleleri tartışmayı
seven kişi.
T.J., s.456.
29 mîrasqor mirasçı. T.J., s.463.
30 namısqor şerefine, namusuna düşkün. K.K., s.364.
31 népsiqor nefsine düşkün. K.K., s.367.
32 oynasqor zinakâr, zina eden. S.B., s.254.
33 ösimqor tefeci. T.J., s.517.
34 partiyaqor bölünmeye, hizipçiliğe meyilli
kimse.
T.J., s.523.
35 paydaqor
(1)
ticaretle uğraşan kimse. T.J., s.519.
36 paydaqor
(2)
menfaatçi, çıkarcı. T.J., s.519.
37 péleqor iftiracı, müfteri. T.J., s.525.
38 qamqor başkasının derdini paylaşan, ona
destek olan kişi.
T.J., s.369.
39 qanqor hunhar, kana susamış, cani. K.K., s.255.
40 qarızdıqor borçlu. Ş.Ş.S. s.397.
41 qıyanatqor zalim, zorba. T.J., s.396.
42 qunamaqor tefeci. M.B., s.348.
43 şaàımqor şikayet etmeyi seven kimse. K.K., s.581.
44 şarwaqor çalışmayı seven, çalışkan. T.J., s.723.
45 şataqqor kavgacı, hırçın. T.J., s.724.
46 teginqor tembel, uyuşuk. Ş.Ş.S. s.660.
62 Uğur GÜRSU
47 tilewqor taraftar, kollayıcı, yandaş. K.K., s.540.
48 ünemqor tutumlu, tasarruflu. K.K., s.564.
49 zañqor kuralcı, kurallara uyan. S.B., s.277.
50 zînaqor zina eden kimse, zinakâr. T.J., s.273.
-kar
Numara kelime Anlamı Kaynak
1 künékar günahkâr. T.J., s.339.
-àor
Numara kelime Anlamı Kaynak
1 sorlıàor bahtsız, biçare, zavallı. Ş.Ş.S.,
s.606.
-hor
Numara kelime Anlamı Kaynak
1 zinéhor zinakar, zina eden. Ş.Ş.S.,
s.294.
-kör
Numara kelime Anlamı Kaynak
1 jolkör yol yordam bilen, akıllı kimse. Ş.Ş.S.,
s.266.
-har
Numara kelime Anlamı Kaynak
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
63
1 künéhar günahkâr B.İ., s.99.
-qar
Numara kelime Anlamı Kaynak
1 borışqar borçlu. S.B., s.159.
-kér
Numara kelime Anlamı Kaynak
1 günékér günahkâr. Ş.Ş.S.,
s.175.
2.2. تانѧѧѧѧѧس -istān / -stān: Yer ve zaman isimleri yapmakta kullanılan bu
ek9
, Kazak Türkçesinde Farsça ödünçlemelerde görülür. Bu tür ödünçlemelerin
sayısı oldukça azdır.
-stan / -ıstan
Numara kelime Anlamı Kaynak
1 baàıstan çiçek bahçesi. B.İ., s.53.
2 görıstan mezar, kabir. Ş.Ş.S.,
s.174.
3 gülstan güllerin açtığı yer. T.J., s.138.
2.3. زار, -zÀr: Yer isimleri yapmakta kullanılan bir ek olup10 Kazak
Türkçesinin söz varlığında çok nadiren rastlanır.
-zar
Numara kelime Anlamı Kaynak
1 gülzar gül ekilen alan. T.J., s.138.

9 Hayati Develi, a.g.e., s.119.
10 A.g.e., s.119.
64 Uğur GÜRSU
2 jantaqzar devedikeni biten yer. Ş.Ş.S.,
s.235.
2.4. انѧѧѧب -bÀn: Meslek isimleri yapan bir ektir11. İncelediğimiz sözlüklerde
Farsçadan gelen bir kelimede bu ekin varlığına rastlayabildik.
-ban
Numara kelime Anlamı Kaynak
1 tarazban cisimleri teraziye koyup ağırlıklarını
ölçen kişi.
S.B., s.530.
2.5. دان -dÀn: Alet isimleri yapan bir ektir, daha ziyade nesnelerin
konduğu kapları ifade etmekte kullanılır12. Kazak Türkçesi sözlüklerinde tespit
edebildiğimiz üç kelimeden birinde (küldan) öz Türkçe bir kelimeye eklendiği
görülmektedir.
-dan
Numara kelime Anlamı Kaynak
1 güldan çiçek yetiştirilen kap, saksı. Ş.Ş.S.,
s.175.
2 küldan kül tablası. Ş.Ş.S.,
s.350.
3 şıraàdan 1. ölen insanın yanıbaşında yakılıp
koyulan ışık. 2. ortasına ince, oval
fitil koyulup yapılan yağ kandili.
T.J., s.751.
2.6. چھ -çe: Küçültme isimleri yapan -çe eki13 Kazak Türkçesinde -şa
biçimine girmiştir. Bu ekin kullanım sahasının oldukça dar olduğu

11 A.g.e., s.120.
12 A.g.e., s.119.
13 A.g.e., s.120.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
65
görülmektedir. Tespit edebildiğimiz örneklerden üçü öz Türkçe, diğerleri
Arapça veya Farsça alıntı sözcüklerdir.
-şa
Numara kelime Anlamı Kaynak
1 baqşa bahçe. S.B., s.142.
2 kitapşa kitapçık, broşür. K.K., s.235.
3 qalaqşa spatula. A.U.S.,
s.167.
4 qazıqşa küçük kazık. A.U.S., s.89.
5 sandıqşa küçük sandık. T.J., s.553.
6 tayaqşa küçük sopa, çubuk. A.U.S.,
s.133.
3. Kazak Türkçesinin Söz Varlığındaki Farsça Emir Gövdeleri
Farsçada masdar eklerinin çıkarılması sonucunda ortaya "emir gövdesi"
ve "geçmiş zaman gövdesi" olmak üzere iki fiil tabanı çıkmaktadır. Bunlardan
emir gövdeleri aynı zamanda sıfat fiili anlamı taşımaktadır ki bunlar Türkiye
Türkçesindeki -an / -en / -ar sıfat fiil eklerine karşılık gelmektedir. İsimlerden
sonra getirilen emir gövdeleri birleşik sıfat teşkilinde kullanılır. Bu tür yapılar
Osmanlı Türkçesinde sıkça görülür, bir kısmı Çağdaş Türkiye Türkçesinde de
varlığını korumaktadır14
.
Emir gövdeleriyle yapılan birleşik sıfatlar Kazak Türkçesinin söz
varlığında da önemli bir yer tutmaktadır, fakat Kazak Türkçesinde bunlardan
bazılarının (gūy, bÀz, keş, dÀr) kullanım alanı oldukça genişlemiş ve isimden
isim yapma eki olarak öz Türkçe kelimelere de eklenir olmuştur. Bununla
birlikte, ek fonksiyonunda kullanılan bu emir gövdelerinin genellikle damak
uyumuna uymadığı görülmektedir. Ayrıca "bÀz" ve "dÀr" gibi sedalı ünsüzle
başlayan emir gövdelerinin sadasız ünsüzle biten isimlerden sonra da

14 A.g.e., s.129-132.
66 Uğur GÜRSU
çoğunlukla aynı biçimde kaldığını görmekteyiz. Kazak Türkçesinin söz
varlığında görülen, Farsça emir gövdeleri ve bunlarla yapılan birleşik sıfatlardan
tespit edebildiklerimiz şunlardır:
3.1. نѧѧѧѧѧѧѧѧѧگفت , güften "söylemek"  وىѧѧѧگ gūy "söyleyen15: -gūy emir
gövdesinin asıl manası "söyleyen" olmakla birlikte, Kazak Türkçesinde bu
anlamlarından ziyade "bir şeyi çokça yapan", "bir şeye düşkün olan " ve "bir
konuda bilgi sahibi olan" manalarında kullanılmaktadır. Emir gövdesini Arapça
ve Farsça alıntı sözcüklerin yanısıra, birçok öz Türkçe sözcüğe eklenmiş olarak
görmekteyiz. -gūy emir gövdesinin Kazak Türkçesinde qoy, göy, àoy, köy ve
gey olmak üzere beş farklı biçimi bulunmaktadır. Bunlardan göy, gey ve àoy
biçimlerinin yalnızca ünlülerden ve sedalı ünsüzlerden sonra getirildiği
görülmektedir, qoy ve köy biçimleri ise ünlü veya ünsüz her sesten sonra
kullanılabilmektedir.
-qoy
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 amalqoy hilekâr, uyanık. S.O., s.485.
2 añısqoylıq sezgi gücü, işin gidişatını
kestirebilme.
S.O., s.553.
3 arızqoy şikayet dilekçesi yazan, şikayetini
bildiren.
T.J., s.47.
4 arızqoy şikayet dilekçesi yazan, şikayetçi. S.B., s.81.
5 dañqqoy şana şöhrete düşkün kişi. T.J., s.143.
6 édisqoy hilekâr, uyanık. T.J., s.64.
7 éñgimeqoy konuşmayı seven, konuşkan, çok
konuşan.
K.K., s.45.
8 énqoy müziksever, musikîşinas, şarkı
seven.
K.K., s.45.
9 éripqoylıq boş şeylerle uğraşan kimse. M.B., s.67.

15 Faruk Kadri Timurtaş, Osmanlı Türkçesi Grameri, İstanbul, Alfa Yayınları, 7. Baskı, 1995, s.294.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
67
10 ésemqoy güzelliği seven, moda düşkünü,
güzel görünmeye hevesli.
M.B., s.67.
11 esepqoy menfaatçi, menfaatperest. S.B., s.222.
12 éwesqoy 1. her şeye hevesli, meraklı. 2. bir
işe, bir uzmanlığa eğimli, meyilli.
T.J., s.72.
13 ézilqoy şaka yapmayı seven, şakacı. T.J., s.65.
14 janjalqoy kavgacı, yaygaracı. K.K., s.134.
15 jeñsikqoy iştahlı, hevesli, istekli. K.K., s.149.
16 késipqoy belli bir uzmanlık alanıyla, meslekle
meşgul olan kişi, profesyonel.
T.J., s.293.
17 lapqoy yalancı, boşboğaz. Ş.Ş.S.,
s.464.
18 méjilisqoy sohbet etmeyi seven kimse. K.K., s.340.
19 namazqoy aksatmadan namazını kılan kişi. M.B., s.404.
20 namısqoy namusuna düşkün, namuslu. T.J., s.476.
21 nazqoy nazlı, cilveli. T.J., s.475.
22 qaljıñqoy şakacı. T.J., s.365.
23 qasqoy düşman, hasım. S.B., s.252.
24 qızıqqoy maceraperest, maceracı. K.K., s.313.
25 qoşemetqoy saygı gösteren, hürmet eden. S.B., s.376.
26 sawıqqoy oyuna, eğlenceye düşkün. T.J., s.560.
27 sawqoy oyuna, eğlenceye düşkün. Ş.Ş.S.,
s.590.
28 sénqoy güzelliğine düşkün. T.J., s.563.
29 sıqaqqoy nüktedan, şakacı. T.J., s.595.
30 şarwaqoy çalışkan, eli yatkın. K.K., s.592.
68 Uğur GÜRSU
31 şataqqoy kavgacı, hırçın. T.J., s.724.
32 şılımqoy sigara tiryakisi. T.J., s.749.
33 tañsıqqoy her şeye hevesli, meraklı. T.J., s.616.
34 tésilqoy hilekâr, uyanık. T.J., s.626.
35 töbelesqoy kavgacı, hırçın. T.J., s.646.
36 zañqoy hukuku bilen, hukukçu. T.J., s.268.
-köy
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 éñgimeköy konuşmayı seven, konuşkan, çok
konuşan.
É.G., s.119.
2 qasköy düşman, hasım. T.J., s.386.
-göy
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 aqılgöy bilgili, bilgin. K.K., s.17.
2 batagöy 1. dua eden kişi. 2. iyi dilekte
bulunan kişi.
T.J., s.87.
3 danagöy geleceği tahmin edebilen bilge. T.J., s.143.
4 démegöy ümit besleyen, ümitvâr. T.J., s.147.
5 duàagöy dua eden kişi. T.J., s.159.
6 duwagöy dua eden kişi. T.J., s.158.
7 jadıgöy sihirbaz, büyücü. K.K., s.124.
8 jédigöy büyücü, sihirbaz, sahtekâr. K.K., s.144.
9 namazgöy namazını kazaya bırakmadan kılan
kişi.
S.B., s.429.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
69
10 séwegöy geleceği öngörebilen kişi. M.B., s.482.
11 şüygöy hoş sohbet, çok hikaye ve şiir bilen
kişi.
Ş.Ş.S.,
s.767.
-àoy
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 dañàoy kendini beğenmiş, övüngen. K.K., s.95.
-gey
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 séwegey geleceği öngörebilen kişi. M.B., s.482.
3.2. تنѧѧѧѧѧداش dÀşten "tutmak"  دار dÀr "tutan"
16: dÀr emir gövdesi
Kazak Türkçesinde genellikle "sahip olan" anlamında kullanılmaktadır, bu
anlamın yanısıra "bir şeye düşkün olan" ve "bir işten iyi anlayan" anlamlarında
kullanıldığı kelimeler de bulunmaktadır. Bu emir gövdesi Arapça ve Farsça
kökenli isimlerin dışında, "muñ", "bilim" ve "kütim" kelimelerinde görüldüğü
gibi, öz Türkçe isimlere de eklenebilmektedir. dÀr emir gövdesinin kullanımında
sadalı-sadasız uyumuna genellikle rastlanmaz, bununla birlikte az sayıda örneği
bulunan ve sadasız ünsüzlerden sonra getirilen "tar" biçimi mevcuttur. Ancak
iki örneğini tespit edebildiğimiz "tar" biçimi dışında, ünlü ve ünsüz her sesten
sonra "dar" biçiminin getirildiği görülmektedir.
-dar
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 amaldar idarî görevli. M.B., s.33.
2 bilimdar çok bilen, bilgili. T.J., s.127.
3 dañdar şöhretli, adı bilinen. Ş.Ş.S.,

16 A.g.e., s.293.
70 Uğur GÜRSU
s.183.
4 degdar asil soydan gelen. T.J., s.149.
5 dildar çenesine güvenen kimse. T.J., s.164.
6 dindar dindar. T.J., s.164.
7 émeldar yönetim erkine sahip olan kişi. Ş.Ş.S.,
s.105.
8 esepdar menfaatçi, menfaatperest. S.B., s.222.
9 güldar çiçeği çok olan yer. T.J., s.138.
10 habardar haberdar. T.J., s.706.
11 ilimdar bilgili, bilgi sahibi. K.K.,
s.628.
12 jaradar yaralı. Ş.Ş.S.,
s.238.
13 jaydar Buharalı, ticaretle uğraşan Kazak. T.J., s.193.
14 kütimdar iyi bakım yapan, bakımdan
anlayan.
S.B., s.325.
15 maldar 1. çoban. 2. hayvan ticareti yapan
kişi.
Ş.Ş.S.,
s.473.
16 meymandarşılıq misafirlik. Ş.Ş.S.,
s.490.
17 muñdar bir kimsenin derdiyle dertlenen,
sevincine ortak olan kimse.
T.J., s.468.
18 opadar sözünün arkasında duran, mert,
vefalı.
T.J., s.382.
19 parızdar borçlu. T.J., s.523.
20 pirédar şeyhe icazet vermiş olan kişi. M.B.,
s.455.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
71
21 qandar intikam isteyen, kan davası güden. Ş.Ş.S.,
s.383.
22 qapadar kaygılı, üzüntülü. T.J., s.374.
23 qarızdar birine borçlu olan, borç almış
olan.
T.J., s.384.
24 qasabdar kıymetli, kalın kumaş. T.J., s.385.
25 qordar muhtaç, ihtiyaç duyan. Ş.Ş.S.,
s.424.
26 qulaàdar haberdar, haberi olan. T.J., s.419.
27 şıàındar zarar etmiş olan. T.J., s.746.
-tar
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 ayıptar suçlu, kabahatli. É.G. , s.35.
2 borıştar borçlu. T.J., s.106.
3.3. یدنѧѧѧѧѧѧكش keşīden "çekmek"  شѧك keş "çeken"
17: keş emir gövdesi
Farsçada "çeken" anlamıyla birlikte "bir işi yapan, eden" ve "bir şeye düşkün
olan" anlamlarında da kullanılmaktadır. "tüyekeş" ve "taqımkeş" örneklerinde
öz Türkçe kelimelerden sonra getirildiğini gördüğümüz keş emir gövdesinin
Rusçadan gelen mayak "deniz feneri" ve batı dillerinden gelen “kart”
kelimelerine de eklenmiş olduğuna rastlamaktayız.
-keş
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 amalkeş hilekâr, uyanık. S.O., s.485.
2 araqkeş içki bağımlısı. M.B., s.40.
3 arbakeş araba sürücüsü. T.J., s.43.

17 A.g.e., s.294.
72 Uğur GÜRSU
4 arızkeş şikayet dilekçesi yazan, şikayetçi. S.B., s.81.
5 bazarkeş pazarda sebze meyve satan kişi,
pazarcı.
A.I.I.2.,
s.25.
6 beynetkeş zorluk, sıkıntı, meşakkat çeken
kimse.
M.B., s.90.
7 dasımalkeş dalkavuk, yağcı kişi. É.G., s.215
8 ézilkeş şakacı, nüktedan. K.K., s.42.
9 izekeş atık suyu boşaltan ark. 791.
10 jadıkeş hafızası güçlü kimse. Ş.Ş.S.,
s.223.
11 kirekeş nakliyatçı, arabacı, yük taşıyan. K.K., s.233.
12 küşikeş şakacı, nüktedan. Ş.Ş.S.,
s.359.
13 mayakeş18 deniz feneri görevlisi. M.B., s.380.
14 mehnatkeş zorluk, sıkıntı, meşakkat çeken
kimse.
M.B., s.388.
15 paydakeş menfaatçi, menfaatperest. M.B., s.436.
16 pélekeş iftiracı, müfteri. É.G., s.552.
17 pillekeş ipekböceği yetiştiricisi. É.G., s.558.
18 qartakeş kart oyunları oynamayı seven kimse. S.B., s.354.
19 quwşıkeş şakacı, nüktedan. T.J., s.415.
20 seyilkeş eğlentilere gitmeyi seven. M.B., s.484.
21 şarwakeş iş yapmaya yeteneği olan, çalışmayı
seven.
S.B., s.599.
22 şılımkeş sigara tiryakisi. M.B., s.651.
23 taqımkeş kökpar oyununda bacaklarının M.B., s.530.

18 Rusçadan gelen "mayak" "deniz feneri" kelimesine -keş emir gövdesi getirilirken, ikiz ünsüzlerin
bulunmadığı Kazak Türkçesi fonetiğinin etkisiyle "k" seslerinden birisi düşmüştür.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
73
arasına sıkıştırdığı tokluyu kolay
kolay vermeyen kimse.
24 tüyekeş deve ile kervan yolculukları yapan,
deve yetiştiren, besleyip bakan kişi.
K.K., s.527.
25 zeykeş tuzlu suyu akıtıp boşaltmak için
yapılan ark.
Ş.Ş.S.,
s.289.
3.4. اختنѧѧѧѧѧѧب bÀòten "oynamak"  ازѧѧѧب bÀz "oynayan"
19: Kazak
Türkçesinin söz varlığında en çok rastlanan emir gövdesi olan bÀz Arapça ve
Farsça alıntıların yanısıra pek çok öz Türkçe sözcükte de karşımıza çıkmaktadır.
Tespit edebildiğimiz kelimelerin yarıya yakınında bÀz emir gövdesinin Türkçe
kökenli sözcüklere eklenmiş olması dikkat çekicidir. İsimden isim yapan işlek
bir ek haline gelmiş olan bÀz'ın buna rağmen damak uyumuna girmediği
görülmektedir. Sadalı-sadasız uyumunun da dışında olan bu emir gövdesinin
paz, baz ve poz olmak üzere üç biçimi bulunmakla birlikte, paz biçiminin diğer
iki biçimden çok daha yaygın olduğu anlaşılmaktadır.
bÀz emir gövdesinin eklendiği öz Türkçe kelimelerin çoğunun -m fiilden
isim yapma ekini alması dikkat çekicidir. "Suç, kabahat" anlamı taşıyan “kiné”
sözcüğünden sonra -m ekinin ve bÀz emir gövdesinin eklenmesiyle teşkil edilen
kinémpaz "suçlamayı, itham etmeyi seven kimse" sözcüğünde, emir gövdesinin
sıklıkla -m fiilden isim yapma ekinden sonra gelmesinin yarattığı analojik
baskının etkili olduğunu düşünmekteyiz.
bÀz emir gövdesinin Kazak Türkçesinin söz varlığında "bir şeye düşkün
olan", "bir işi sıkça yapan", "bir işin ustası olan" ve "bir şeye fazlasıyla sahip
olan" manalarında kullanıldığı görülmektedir.
-paz
Numara Kelime Anlamı Kaynak
69. àılımpaz çok okumuş, bilgili insan. T.J., s.140.
70. aldampaz yalancı kişi. T.J., s.33

19 Faruk Kadri Timurtaş, a.g.e., s.293.
74 Uğur GÜRSU
71. alımpaz kanaatsiz, tatminsiz. T.J., s.36.
72. añàarımpaz sezgi kabiliyeti yüksek olan kişi. T.J., s.39.
73. añdampaz sezgi kabiliyeti yüksek olan kişi. T.J., s.39.
74. añsampaz hevesli, meraklı, istekli. T.J., s.40.
75. araqpaz içkici, ayyaş. S.O., s.581.
76. aspaz aşçı. T.J., s.49.
77. aspazşı aşçı. M.B., s.46.
78. atpaz at bakıcısı, seyis. T.J., s.54.
79. atpazşı at bakıcısı, seyis. Ş.Ş.S., s.80.
80. ayampaz merhamet eden, esirgeyen. T.J., s.62.
81. ayanpaz zorluktan kaçan, çıtkırıldım. S.B., s.102.
82. aynımpaz değişken, sabit olmayan, tutarsız. K.K., s.12.
83. aytımpaz konuşkan, geveze, lafazan. K.K., s.12.
84. baqılampaz Çevresini dikkatle izleyen, dikkat
eden.
A.I.I.2,
s.62.
85. bayqampaz sezgileri güçlü olan kişi. T.J., s.565.
86. berimpaz cömert, eli açık. S.B., s.151.
87. bilimpaz çok okumuş kişi. T.J., s.127.
88. boljampazdıq tahmin yapma, yorumlama işi. S.B., s.157.
89. boqtampaz küfürbaz, ağzı bozuk. K.K., s.69.
90. bödenepaz bıldırcın dövüştürmeyi seven
kimse.
A.I.I.2,
s.397.
91. dabılpaz davul çalan kişi, davulcu. T.J., s.140.
92. dawılpaz (1) 1.hızlı uçan yırtıcı kuş; sungur.
2. istiklalin, bağımsızlığın
habercisi.
T.J., s.145.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
75
93. dawılpaz (2) 1. uzun sefere çıkıldığında çalınan
davul.
2. Kazakların eski çalgılarından
biri.
T.J., s.145.
94. énpaz müziksever, musikîşinas, şarkı
seven.
S.B., s.117.
95. eregisimpaz kavgacı, hırçın. S.B., s.208.
96. ésempaz güzelliğine, süsüne düşkün kişi. T.J., s.71.
97. gülpaz çiçek yetiştiricisi. Ş.Ş.S.,
s.175.
98. îlanımpaz çabuk inanan kişi. T.J., s.568.
99. istenpaz işe kendisini vererek çalışan kişi. M.B.,
s.669.
100. işimpaz içkici, ayyaş. M.B.,
s.670.
101. izdempaz araştırma meraklısı, araştırmayı ve
incelemeyi seven.
K.K., s.627.
102. izdenimpaz çabalayan, gayret gösteren,
gayretli.
S.B., s.525.
103. jaàımpaz dalkavuk, yağcı kimse. T.J., s.189.
104. jaàınımpaz dalkavuk, yağcı kimse. S.B., s.226.
105. jaltarımpaz sözünde durmayan, sözünden
cayan.
T.J., s.203.
106. janasımpaz canayakın, sokulgan. T.J., s.206.
107. jasampaz sanatkârane üretkenliği olan kişi. T.J., s.216.
108. jattampaz ezberi kuvvetli olan, çabuk
ezberleyen kişi.
T.J., s. 218.
76 Uğur GÜRSU
109. jazımpaz çok yazı yazan kimse. T.J., s.191.
110. jempaz 1. çok yiyen, obur, boğazına
düşkün.
2. rüşvet yiyen, rüşvetçi.
T.J., s.230.
111. jeñimpaz zafere ulaşmış olan, muzaffer. T.J., s.232.
112. jırlampaz şarkı söylemekte mahir olan kişi,
şarkıcı.
T.J., s.264.
113. joàalımpaz sık sık ortadan kaybolan. T.J., s.239.
114. juàımpaz canayakın, sokulgan. T.J., s.247.
115. jürimpaz 1. hızlı yürüyen, yürük. 2. karşı
cinsle gezip tozmaya hevesli kişi.
T.J., s.25.
116. jüzimpaz iyi yüzen kimse. T.J., s.254.
117. kelimpaz sık sık gelip giden kişi. T.J., s.300.
118. kelisimpaz uzlaşmacı, anlaşmaya meyilli
kimse.
T.J., s.301.
119. keñesimpaz sohbet etmeyi seven kişi. T.J., s.303.
120. kesimpaz kesmekte usta olan kişi. M.B.,
s.254.
121. keşirimpaz kin tutmayan, kolay affeden
kimse.
S.B., s.304.
122. keyimpaz her şeyden alınan kişi, alıngan. S.B., s.294.
123. kinémpaz suçlamayı, itham etmeyi seven
kimse.
S.B., s.329.
124. könimpaz ikna olmaya meyilli, çabuk kabul
eden.
T.J., s.326.
125. körimpaz iyi görebilen kişi. M.B.,
s.275.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
77
126. körkemönerpaz güzel sanatlarla uğraşan kimse. T.J., s.329.
127. köterimpaz dayanıklı, tahammüllü, sağlam. T.J., s.331.
128. külimpaz çok gülen, güleç. T.J., s.338.
129. masqarapaz palyaço, soytarı, maskara. K.K., s.338.
130. maypaz yumuşak, nazik, kibar. K.K., s.331.
131. méntipaz mantı pişiren kişi. Ş.Ş.S.,
s.485.
132. meyrampaz sirkte komiklik yapan kişi. M.B.,
s.384.
133. nanımpaz çabuk inanan, saf. M.B.,
s.405.
134. ottampaz otlamayı seven, otçul. S.B., s.446.
135. oyınpaz oyunbaz, oynamayı seven. K.K., s.377.
136. oylampaz devamlı düşünce halinde olan, çok
düşünen.
K.K., s.375.
137. oynampaz şakacı, nüktedan. T.J., s.486.
138. önerpaz 1. sanatkâr. 2. şarkı söyleyen, dans
eden kimse.
K.K., s.396.
139. ötimpaz akıcı, akışkan. T.J., s.518.
140. özgerimpaz çok değişen, değişken. T.J., s.505.
141. qabıldampaz çabuk kabul eden kişi. S.B., s.334.
142. qaràampaz çok beddua eden kişi. S.B., s.354.
143. qaràanpaz çok beddua eden kişi. M.B.,
s.316.
144. qaràımpaz beddua etmeye eğimli kişi. S.B., s.354.
145. qıdırımpaz 1. yerli yersiz gezip dolaşan kişi. T.J., s.429.
78 Uğur GÜRSU
2. çapkın.
146. qırımpaz şık, bakımlı, temiz. M.B.,
s.360.
147. qızımpaz tez sinirlenen, asabî. K.K., s.314.
148. qonaqpaz misafirperver, konuksever. S.B., s.414.
149. qoràampaz korumaya meyilli olan kimse. M.B.,
s.337.
150. qoràanımpaz çekingen, ürkek. S.B., s.249.
151. qubılımpaz çok değişen, değişken. T.J., s.416.
152. qumarpaz 1. bir şeye ilgi duyan, hevesli. 2.
kumar oynamaya alışmış kişi.
T.J., s.422.
153. quspaz kuşlarla avcılık yapan kişi. S.B., s.386.
154. quwımpaz bir işin peşine düşmeyi seven kişi. T.J., s.415.
155. sayrampaz çok konuşan, söz ustası, hatip. T.J., s.546.
156. senimpaz çabuk inanan kişi. T.J., s.568.
157. sezimpaz sezgileri güçlü olan kişi. T.J., s.565
158. sınampaz çok eleştiren, kusur bulan kişi. T.J., s.598.
159. sıylampaz saygı gösteren, hürmet eden kişi. S.B., s.376.
160. soyımpaz hayvan kesmekte usta olan kişi. T.J., s.575.
161. söylempaz çok konuşan, söz ustası, hatip. T.J., s.546.
162. surampaz sürekli bir şeyler isteyen kimse. M.B.,
s.508.
163. süñgimpaz suya iyi dalan kimse. M.B.,
s.512.
164. şaàımpaz şikayet eden, şikayetçi. T.J., s.712.
165. şarşampaz çabuk yorulan kişi. S.B., s.599.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
79
166. şıàarımpaz hesaplamakta usta olan kimse. M.B.,
s.649.
167. şıdampaz dayanıklı, tahammüllü kişi. S.B., s.312.
168. şılımpaz sigara tiryakisi. T.J., s.749.
169. şoşımpaz ürkek, çekingen. N.N..,
s.212.
170. şöldempaz çabucak susayan kişi. M.B.,
s.643.
171. talàampaz seçici kişi. T.J., s.612.
172. tañdampaz seçmeyi bilen kimse. S.B., s.528.
173. tanımpaz tanıyan kişi. T.J., s.615.
174. tındırımpaz düzenli, özenli, titiz. T.J., s.666.
175. tözimpaz dayanıklı, tahammüllü kimse. T.J., s.646.
176. tüsinimpaz çabuk anlayan, çabuk kavrayan. T.J., s.664.
177. uàımpaz zeki, kıvrak zekalı. T.J., s.679.
178. uqsatımpaz olmayacak şeyleri birbirine
benzeten kişi.
T.J., s.682.
-baz
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 asbaz aşçı. A.I.I.1.,s.372.
2 asbazşı aşçı. A.I.I.1.,s.372.
3 atbaz at bakıcısı, seyis. A.I.I.1.,s.427.
4 sırbaz 1. ağırbaşlı, sabırlı. 2. süsü seven,
kibirli, görkemli.
T.J., s.601.

80 Uğur GÜRSU
-poz
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 qırımpoz şık, bakımlı, temiz. T.J., s.439.
3.5. ردنѧك kerden "yapmak"  نѧك kün "yapan, eden"20: Kün emir
gövdesinin Kazak Türkçesinde 1. tekil şahıs eki getirilerek kullanılması ilginç
bir durum arzetmektedir. “Künem” biçimine giren emir gövdesinin 1. tekil şahıs
ile herhangi bir mana ilgisi bulunmamakta ve eklendiği kelimelere "bir şeyi çok
yapan, bir şeye düşkün olan" anlamlarını katmaktadır. “künem” biçimi az
kullanılmaktadır, tespit edebildiğimiz örnekler alıntı kelimelerdir.
-künem
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 maskünem içkiye bağımlı olan insan, ayyaş. T.J., s.454.
2 paydakünem menfaat düşkünü, çıkarcı. M.B., s.436.
3 qaskünem düşman, hasım. T.J., s.386.
3.6. تنѧѧѧѧѧѧѧدانس dÀnisten "bilmek"  دان dÀn "bilen"
21: Kazak Türkçesinin
söz varlığında bu emir gövdesinin yer aldığı sadece bir kelime tespit edebildik.
-dan
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 esepdan menfaatçi, menfaatperest. S.B., s.222.
3.7. دنѧѧخان òÀnden "okumak"  خان òÀn "okuyan"22: Tespit
edebildiğimiz kelimelerin birinde rastladığımız òÀn emir gövdesinin Kazak
Türkçesinde çok az yer aldığı anlaşılmaktadır.

20 A.g.e., s.288.
21 A.g.e., s.293.
22 A.g.e., s.293.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
81
-han
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 dérishan ders veren kişi. M.B., s.142.
3.8. یدنѧѧѧѧѧѧѧѧپوش pūşīden "giymek"  وشѧѧѧپ pūş "giyen"23: Farsçadan
ödünçleme yoluyla Kazak Türkçesine geçen bir kelimede pūş emir gövdesine
rastlamaktayız. -pūş emir gövdesinin Kazak Türkçesindeki biçimi -peş
olmuştur.
-peş
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 déstpeş eldiven. É.G., s.220.
3.9. تیدنѧѧѧѧѧѧѧѧѧѧѧپرس perestīden "tapmak"  تѧѧѧѧѧپرس perest "tapan"24:
Kazak Türkçesinin söz varlığında oldukça seyrek rastlanmaktadır, bu emir
gövdesinin mevcut olduğu bir örnek tespit edebildik.
-paras
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 mansapparas makam, mevki düşkünü. É.G., s.502.
3.10. تنѧѧѧѧѧѧѧѧگذش güõeşten "geçmek"  ذارѧѧѧگ güõÀr "geçen"
25: Tespit
ettiğimiz bir örnekte bulunan -güõÀr emir gövdesinin öz Türkçe bir kelimeye
eklendiği ve "bilen, tanıyan" anlamı taşıdığı görülmektedir.
-közer
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 jolközer yolun durumunu iyi bilen kişi. Ş.Ş.S.,

23 A.g.e., s.293.
24 A.g.e., s.293.
25 A.g.e., s.294.
82 Uğur GÜRSU
s.266.
3.11. خوردن òūrden "yemek" خور òor ve خار òÀr "yiyen26: Kazak
Türkçesinde az örneği bulunan emir gövdelerinden biri olup, şöphor "ot yiyen,
otçul" örneğinde olduğu gibi Türkçe kelimelere de eklenebildiği
anlaşılmaktadır. Kazak Türkçesinde -qor ve -hor olmak üzere iki biçimi
bulunmaktadır.
-hor
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 şöphor ot yiyen, otçul. Ş.Ş.S.,
s.764.
-qor
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 araqqor alkolik, içki müptelası. K.K., s.28.
2 bozaqor boza içmeyi seven kimse. A.I.I.2.,
s.322.
3 etqor et yemeyi seven kimse. M.B., s.170.
4 jemqor 1. çok yem yiyen hayvan. 2.
rüşvetçi, rüşvet yiyen kimse.
T.J., s.230.
5 mardımqor insan eti yiyen, yamyam. Ş.Ş.S.,
s.477.
6 mayqor etin yağını yemeyi seven kişi. M.B., s.371.
7 naşaqor esrar kullanmayı alışkanlık haline
getiren kimse, esrarkeş.
K.K., s.366.
8 paraqor rüşvetçi, rüşvet yiyen kimse. T.J., s.522.
9 qımızqor kımız içmeyi seven kimse. T.J., s.435.

26 A.g.e., s.293.
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
83
10 sütqor mal canlısı. Ş.Ş.S.,
s.623.
11 şayqor çay içmeyi çok seven kişi. T.J., s.713.
12 şılımqor sigara tiryakisi. T.J., s.749.
3.12. آوردن Àverden "getirmek" آور Àver "getiren"27: Tespit
edebildiğimiz bir Farsça ödünçlemede bulunan Àver emir gövdesinin
Kazak Türkçesinde uwar biçimine girdiği anlaşılmaktadır.
-Àver
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 januwar 1. hayvan. 2. evcil hayvanlardan
övgü ile bahsedilirken kullanılır.
K.K., s.135.
3.13. پناھید penÀhiden "sığınmak"  پناه penÀh "sığınan"28: Kazak
Türkçesinde bu emir gövdesinin kullanıldığı bir örnek tespit edebildik.
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 bombapana bombalamadan korunmak için
kullanılan sığınak.
A.I.I.2,
s.365.
3.14. فروختن furūòten "satmak"  فروش furūş "satan"29: fürūş emir
gövdesinin Kazak Türkçesinin söz varlığında nadiren kullanıldığı
anlaşılmaktadır.
Numara Kelime Anlamı Kaynak
1 gawharpurış mücevher satıcısı. A.I.I.2,
s.658.

27 A.g.e., s.292.
28 A.g.e., s.293.
29 A.g.e., s.294.
84 Uğur GÜRSU
SONUÇ
Tarih boyunca süregelen ilişkileri dolayısıyla Türk ve Fars dillerinin
kültürleri arasında etkileşim olması gayet doğaldır, bu etkileşim kendisini dil
konusunda da göstermektedir.
Kazak Türkçesindeki Farsça öneklerle, soneklerle ve emir gövdeleriyle
türetilen kelimeleri incelediğimiz bu çalışmamızda söz varlığından en geniş
ölçüde yararlanabilmek amacıyla Kazak Türkçesinin en bilinen sözlüklerini
taradık ve Farsça ek ve emir gövdeleriyle türetilmiş kelimeleri tespit ederek
sınıflandırdık.
Kazak Türkçesinde kullanılan sadece iki adet Farsça önek tespit ettik (bî
ve nâ). Kazak Türkçesine geçmiş altı adet Farsça sonek tespit ettik ve bunları
Kazak Türkçesinde eklerin çok şekilliliği sebebiyle varyantlarıyla birlikte ortaya
koyduk. Önek ve soneklerin ötesinde, Kazak Türkçesindeki Farsça unsurları
oluşturan en önemli yapı emir gövdeleridir denilebilir; zira 12 farklı Farsça emir
gövdesinin Kazak Türkçesinde değişik varyantlarla birlikte kullanıldığını ve
gerek Türkçe, gerek Arapça ve Farsça birçok kelimeye eklenip kullanıldığını
tespit ettik.
Yukarıda sözünü ettiğimiz kültürel etkileşim neticesinde, Kazak
Türkçesinde birçok Farsça alıntı kelime bulunmaktadır. Bu alıntılar vasıtasıyla
dile giren Farsça önek, sonek ve birleşik sıfat yapımında kullanılan emir
gövdelerinden bazıları Türkçe kelimelere de eklenir hale gelmiştir. Bilhassa,
öneklerin bulunmadığı Türkçede bey (Farsça bī) önekinin kullanıldığı
kelimelerin varlığı dikkat çekicidir. Farsça soneklerden -kÀr ve -ger ile emir
gövdeleri olan bÀz, keş ve gūy'un işleklik kazanarak Türkçe kelimelerde
isimden isim yapma eki göreviyle kullanıldığı görülmektedir.
Farsça önek, sonek ve emir gövdeleri Kazak Türkçesinde fonetik
değişikliklere uğramıştır. Kazak Türkçesinin yazı dili olarak gelişimini henüz
tamamlamamış olması neticesinde fonetik değişikliğe uğrayan Farsça unsurların
çeşitli varyantları ortaya çıkmıştır (-ker / -ger / -qor / -àor / -kör / -kar / -hor / -
har / -qar / -kér vb). Bu varyantların kullanılışında kesin kurallar
bulunmamaktadır, ancak bunlardan bazılarının yaygınlık kazandığı
gözlenmektedir. Farsça sonek ve emir gövdelerinden sonra aynı fonksiyona
sahip Türkçe eklerin getirilmesi sonucunda ek yığılması olayının görüldüğü
örnekler mevcuttur (adam-ger-şi-lik, maktan-ger-şi-lik, as-paz-şı, at-paz-şı vb).
Kazak Türkçesindeki Farsça Kökenli Ekler
Ve Sonek Vazifesinde Kullanılan Emir Gövdeleri
85
Farsça emir gövdelerinden bazılarının Kazak Türkçesine geçerken anlam
değişmelerine ve genişlemelerine uğradığı anlaşılmaktadır (gūy "söyleyen" emir
gövdesinin "bir şeyi sevmek, bir şeye düşkün olmak" anlamlarını verdiği
qaljıñqoy "şakacı, şaka yapmayı seven" ve şılımqoy "sigara tiryakisi"
örneklerinde olduğu gibi).
Farsçanın sadece Kazak Türkçesine değil, başta Özbek ve Azeri Türkçesi
olmak üzere diğer Türk lehçerine de hem leksikolojik, hem gramatik açıdan
önemli tesirleri olduğu muhakkaktır. Yapmış olduğumuz çalışmaya benzer bir
çalışmanın diğer Türk lehçeleri için de yapılması, hatta sadece Farsça ile değil
diğer komşu dillerle de karşılaştırma yapılması, Türkoloji çalışmalarına önemli
katkılar sağlayacaktır.
KAYNAKÇA
Balakayev, M.; İskakov, A., Kazirgi Kazak Tili, Almatı, Kazak SSR Gılım
Akademiyasının Baspası, 1954.
Bizakov, Seyrin, Kazak Tilinin Sinonimder Sözdigi, Almatı, Arıs Baspası,
2005.
Buralkıulı, Mustapa, Kazak Tilinin Tüsindirme Sözdigi, Almatı, Mektep
Baspası, 2007.
Develi, Hayati, Osmanlı Türkçesi Kılavuzu 2, İstanbul, Kesit Yayınları, 8.
Baskı, 2008.
Devellioğlu, Ferit, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat, Ankara, Aydın
Kitabevi, 20. Baskı,2005.
Garifolla, Enes; Üderbayev, Almas, Dialektologiyalık Sözdik, Almatı, Arıs
Baspası, 2007.
Iskakov, A.I., Kazak Tilinin Tüsindirme Sözdigi, 2.Cilt, Almatı, Kazak
SSR'nin Gılım Baspası, 1976.
Iskakov, A.I., Kazak Tilinin Tüsindirme Sözdigi, 1.Cilt, Almatı, Kazak
SSR'nin Gılım Baspası, 1974.
Iskakov, A.I., Sızdıkova, R.; Sarıbayev, Şora Ş., Kazak Tilinin Kıskaşa
Etimologiyalık Sözdigi, Almatı, Kazak SSR'nin Gılım Baspası, 1966.
İsmagulova, Bayan; Erejen, Elvira; Ebdijapbarova, Gülbahira, Kazakşa-Orısşa
Orısşa-Kazakşa Sözdik, Almatı, Aruna Baspası, 2002.
Januzakov, Telgoja, Kazak Tilinin Sözdigi, Almatı, Dayk-Press Baspası, 1999.
86 Uğur GÜRSU
Januzakov, Telgoja; Omarbekov, S., Jünisbek, E., Kazak Edebi Tilinin
Sözdigi, 1. Cilt, Almatı, Arıs Baspası, 2006.
Koç, Kenan; Bayniyazov, Ayabek; Başkapan, Vehbi, Kazak Türkçesi Türkiye
Türkçesi Sözlüğü, Türkistan, Turan Yayınevi, 2003.
Koç, Kenan; Doğan, Oğuz, Kazak Türkçesi Grameri, Ankara, Gazi Kitabevi,
2004.
Nuraliyeva, N., Kazakşa-Agılşınşa Sözdik, Almatı, Dayk-Press Baspası, 2008.
Sarıbayev, Şora, Ş., Kazak Tilinin Aymaktık Sözdigi,Almatı, Arıs Baspası,
2005.
Sujikova, A.U., Bes Tildi Körneki Sözdik, Almatı, Almatıkitap, 2006.
Timurtaş Faruk Kadri, Osmanlı Türkçesi Grameri, İstanbul, Alfa Yayınları, 7.
Baskı, 1995.
Türk Dünyası Araştırmaları, 30. Sayı, İstanbul, Haziran 1984.
Yeğin, Abdullah; Badıllı, Abdülkadir; Çalım, İlham, Osmanlıca-Türkçe
Ansiklopedik Büyük Lügat, İstanbul, Sebat Basım Yayım Dağıtım,
2006.

No comments yet

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Sponsorlu bağlantılar